Son Dakika

04.10Sumbas (Osmaniye)'de 5.2 büyüklüğünde deprem24.09Karaköprü (Şanlıurfa)'da 5.4 büyüklüğünde deprem23.09Yeniden Refah’ın Fedakâr Neferi Ahmet Sivritepe’den Örnek Seferberlik: Hasta Yatağında Kargocuyu, Trafikte Sürücüyü Üye Yaptı!21.09Saimbeyli (Adana)'da 5.0 büyüklüğünde deprem11:08Erzurum’da Pabuçlu Kadı’nın kurbağa kıssası11:06Sivas'ın Doğasında Yılkı Atlarının Görkemli Koşusu11:05Bakan Fidan: Rusya ve Ukrayna'nın Anlaşmaya Varması Zorunluluktur11:05KKTC Başbakanı Üstel'den Rum Yönetimine İş Birliği Çağrısı ve Sert Tepki10:48Samsunspor Bocce Takımı’ndan uluslararası turnuvada başarılar10:46Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi'ne Yeni Nesil Tomografi Cihazı Kazandırıldı10:46TAREM'de Restorasyon Eğitimleri Tüm Hızıyla Sürüyor10:46KOBİ'lere 50 Milyar Liralık Yeni Nefes Kredisi Dilimi Açılıyor09:48Burdur’da alkollü sürücü kırmızı ışıkta kazaya neden oldu: 1 yaralı07:42Aras’tan kıyıların korunması için ortak mücadele çağrısı
Sağlık

Üniversite Öğrencilerinden Kanser Taramasında Yenilikçi Adım: Nefes Analizi Yapan Cihaz Geliştirdiler

Genel Yayın Yönetmeni1 Kasım 2026 10:460 görüntülenme5 dk okuma

Fırat Üniversitesi'nden üç öğrenci, nefes analizi yoluyla kanser ön taraması yapabilen taşınabilir bir biyosensör cihazı geliştirdi. TÜBİTAK BiGG programında Mükemmeliyet Mührü alan projenin, bir yıl içinde tamamlanarak sağlık sistemine entegre edilmesi hedefleniyor.

Üniversite Öğrencilerinden Kanser Taramasında Yenilikçi Adım: Nefes Analizi Yapan Cihaz Geliştirdiler

Elazığ Fırat Üniversitesi öğrencileri Eren Akdeniz (Fizik Bölümü 4. sınıf), Ömer Serdar Kayabaşı (Yazılım Mühendisliği 3. sınıf) ve Mehmet Mustafa Ataş (Fizik Bölümü 2. sınıf), "Faz Değişimi Esaslı Ön Taramaya Yönelik Taşınabilir Elektrokimyasal Biyosensör Cihazı" adını verdikleri bir sistem geliştirdi. Prof. Dr. Canan Aksu Canbay'ın akademik, Prof. Dr. Hamdi Soner Altundoğan'ın ise teknik danışmanlığını yürüttüğü "Nefsense" isimli proje, TÜBİTAK BiGG Yatırım 2026 Yılı 1. Çağrısı kapsamında, ülke genelindeki 2 bin 844 başvuru arasından seçilen ve Mükemmeliyet Mührü almaya hak kazanan 91 girişimden biri oldu.

Şu an proje aşamasında olan ve bir yıl içinde tamamlanması planlanan cihaz, nefesteki aseton ve izopren gibi bileşiklerin moleküler baskılanmış polimer tabanlı elektrokimyasal sensörlerle ölçülmesini sağlıyor. Sistemin özellikle akciğer kanseri ön taraması ve klinik risk değerlendirme süreçlerine önemli katkılar sunması bekleniyor. TÜBİTAK'tan yatırım alan öğrenciler, projenin geliştirilmesi ve seri üretime geçiş süreci için iş dünyasından destek ve yatırımcı arayışında olduklarını ifade etti.

İlgili haber: CHP Elazığ Milletvekili Erol’un oğlunun nikahı siyaset dünyasını bir araya getirdi

Projenin akademik danışmanı Prof. Dr. Canan Aksu Canbay, çalışmanın Fırat Üniversitesi'nde kabul edilen ilk TÜBİTAK 1 projesi olduğunu belirterek şunları söyledi: "Fırat Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü öğrencilerinin yürütücülüğünü üstlendiği aynı zamanda Fırat Üniversitesi’nde mühendislik bölümü öğrencilerimizin de araştırmacı olarak yer aldığı TÜBİTAK 1 projesi, Fırat Üniversitesi’nde kabul edilen ilk proje olma özelliğini taşımaktadır. Nefsens projesinde kanser dedekte eden sensör geliştirme üzerine gençler bir çalışma yaptı. Nefsens cihazının temel prensibi termodinamik nem dengesini algılama esasına dayalıdır. Burada nefes içerisinde ki nemi ve belirlenen belirteçleri dedekte eden bir sensör üzerinde çalışma yapılmaktadır. Bu sensörün de yüzey kaplamasında süper hidrofobik bir yüzey kullanılmaktadır. Aslında sağlık alanında ilk yapılan proje, Türkiye’de yapılan yaklaşık 3 bin proje arasında 90 proje içerisine giren bir çalışmadır. Bu projenin Fırat Üniversitesi’ne ve Elazığ’a hayırlı olmasını diliyorum. Bizler bilim insanları olarak yerimize gelecek olan yeni nesle her daim destek olmak zorundayız. Bu projenin altyapısı ilerleyen süreçte oturtulacağı gibi, aynı zamanda yaklaşık 1 buçuk yıllık süreç içerisinde de bu projenin geliştirilmesinde ve öne çıkan bir prototipin elde edilmesinde Elazığ ve Türkiye’den yerli yatırımcı arıyoruz. Çünkü yatırımcılar olursa proje de maddi olarak desteklenirse, sensör üretiminde ve cihazın birçok fonksiyonel özellik kazanmasını elde edilmesi anlamında güçlenmiş bir şekilde sürüme geçebileceğiz. Biliyoruz ki kanser çağımızın vebası olmuş şekilde. Etrafımızda yakınlarımız da kanserle mücadele etmekte, burada bu sensörle direkt nefesteki bazı salgılardan ve belirteçlerden analiz yapmaya çalışacağız ve kanserin ilk tanı aşamasında sağlık açısından bir fırsat olacağını düşünmekteyiz"

İlgili haber: Elazığ’da Şehit Uzman Çavuş Sevim için Mevlid-i Şerif okutuldu

Cihazı geliştiren öğrencilerden Eren Akdeniz ise sistemin teknik detaylarına değinerek, "Projemiz 2025 yılında yayınlanmış olan çalışmayı referans alıyor. Chicago Üniversitesi tarafından yapılan bir çalışma. Bu cihazın yöntemini referans aldık. İnsan nefesi ön tarama için çok opsiyonel bir seçenek. Biz de insan nefesini analiz edebilmek için bir yola girdik. İnsan nefesi aynı zamanda çok komplekt sadece karbondioksit ve su buharından oluşmuyor. Hücrelerin metalik süreci sonucunda bazı yen ürünler ortaya çıkıyor. Bunlar organik diye tabir edilen biyobelirteçler. Bu biyoberlirteçler ile bazı hastalıklar arasında çok değerli kolerasyonlar var. Cihazımızın faz1 için belirlemiş olduğumuz izoprenle aseton çok değerli. Akciğer kanseri için izopreni burada önemsiyoruz. Tip-1 ve Tip-2 diyabet hastaları için de asetonu önemsiyoruz. Alınan insan nefes numunesini ilk etapta dengelemeden geçirip nem dengesi sağlıyoruz. Ardından cihazımızın ikinci bölümünde yoğuşma haznemiz bulunuyor. Buranın içerisinde özel nano yapılı bir kaplama olacak yüzey var. Bunu seçmemizdeki temel sebep, damlacık tipi bir yoğuşma gerçekleştirip heterojen çekirdekleme dediğimiz mekanizma sayesinde hedeflenen biyoberiteçin sıvı numunesi içerisine hapis olmasını ve derişimi yüksek olan bir sıvı numune elde etmeyi düşünüyoruz. Bu sayede elektro kimsayal sensör modülümüzde analitik hassasiyeti yüksek olan elektrontlarımızda tespit yapmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. Akdeniz ayrıca, ölümcül hastalıkların erken teşhisinin kritik önem taşıdığını vurgulayarak, cihaz tamamlandığında sağlık sistemine entegre edilmesinin amaçlandığını belirtti.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

... + ... = ?

İlgili Haberler

Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi'ne Yeni Nesil Tomografi Cihazı Kazandırıldı
Sağlık1 dk okuma

Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi'ne Yeni Nesil Tomografi Cihazı Kazandırıldı

Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesi, teknolojik altyapısını güçlendirmek amacıyla 128 kesitli yeni nesil Bilgisayarlı Tomografi (BT) cihazını hizmete açtı. Yüksek çözünürlüklü görüntüleme kapasitesine sahip cihazla tanı süreçlerinin hızlandırılması hedefleniyor.

Genel Yayın Yönetmeni
01 Kasım 2026 10:46
Gazze'de İnsülin Krizi: 10 Yaşındaki Amir Tarihi Geçmiş İlaçlarla Yaşam Savaşı Veriyor
Sağlık2 dk okuma

Gazze'de İnsülin Krizi: 10 Yaşındaki Amir Tarihi Geçmiş İlaçlarla Yaşam Savaşı Veriyor

Gazze Şeridi'ndeki abluka ve saldırılar nedeniyle tıbbi malzeme sıkıntısı yaşayan diyabet hastaları, hayatta kalabilmek için son kullanma tarihi geçmiş insülin kullanmak zorunda kalıyor. 10 yaşındaki Tip 1 diyabet hastası Amir'in durumu, bölgedeki derinleşen sağlık krizinin çarpıcı bir örneği olarak öne çıkıyor.

Genel Yayın Yönetmeni
01 Kasım 2026 10:46
Mersin'de Kanser Hastalarına Ücretsiz Ulaşım Desteği
Sağlık2 dk okuma

Mersin'de Kanser Hastalarına Ücretsiz Ulaşım Desteği

Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından 2021 yılında hayata geçirilen Onkoloji Hasta Servis Aracı Hizmeti ile bugüne kadar 13 bin hastaya ücretsiz ulaşım imkanı sağlandı. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen hizmetle, onkoloji hastaları evlerinden alınarak tedavi merkezlerine ulaştırılıyor.

Genel Yayın Yönetmeni
01 Kasım 2026 10:46
"Epilepsi hastalarının en büyük mücadele alanlarından biri iş bulmak ve işte kalmaktır"
Sağlık3 dk okuma

"Epilepsi hastalarının en büyük mücadele alanlarından biri iş bulmak ve işte kalmaktır"

Türkiye’de yaklaşık 1 milyon epilepsi hastasının bulunduğunu belirten uzmanlar, epilepsinin çalışmaya engel olmadığını, hastaların iş hayatında karşılaştığı en büyük sorunun ise bilgisizlik ve toplumsal önyargılar olduğunu vurguladı. Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Yasemin Biçer Gömceli, 1-30 Kasım Epilepsi Farkındalık Ayı kapsamında epilepsi hastalarının çalışma hayatında karşılaştığı sorunlara dikkat çekti. Türkiye’de yaklaşık bir milyon epilepsi hastası bulunuyor. Bu

Genel Yayın Yönetmeni
01 Kasım 2026 10:08

Bunlari da Okuyun