Toroslar'da Asırlık Gelenek: Üzüm Pekmezi Sezonu Sona Erdi

Antalya'nın Akseki ve İbradı ilçelerinde yaklaşık bir aydır süren geleneksel üzüm pekmezi yapımı tamamlandı. Bölge halkı, satılmayan üzümleri asırlık yöntemlerle kışlık pekmeze dönüştürerek kültürel mirası yaşatıyor.
Antalya'nın yüksek rakımlı bölgeleri olan Akseki ve İbradı ilçelerinde, sonbaharla birlikte başlayan geleneksel üzüm pekmezi üretimi sona erdi. Yaklaşık bir aydır devam eden çalışmalarda, bağlarda satılmayan üzümler toplanarak kışlık pekmeze dönüştürüldü.
İbradı ilçesinin Ürünlü Mahallesi'nde yaşayan 77 yaşındaki çiftçi Fatma Yamansoy, üzümlerin tam anlamıyla olgunlaşmasını beklediği için sezonu her yıl en son tamamlayan kişi oluyor. Yamansoy, üzüm şırasını çıkarmak için ailesinden miras kalan ve 100 yılı aşkın geçmişi olan ağaçtan oyma özel bir tekne kullanıyor. Üzümleri bu teknede çiğneyerek suyunu çıkaran Yamansoy, büyüklerinden öğrendiği bu yöntemi sürdürdüğünü belirtiyor.
İlgili haber: Patnos'ta 19 Ekim Muhtarlar Günü Coşkuyla Kutlandı
Üretim sürecinde hiçbir parçayı ziyan etmediklerini vurgulayan Fatma Yamansoy, "Üzümleri çiğneyip şırasını çıkardıktan sonra geriye kalan posayı atmıyoruz. Onu da değerlendirerek sirkesini yapıyoruz. Kışlık turşularımızı bu sirkeyle kuruyoruz. Böylece üzümün hem suyundan hem de posasından yararlanıyoruz. Eskiden büyüklerimiz de böyle yapardı, biz de onların yolundan gidiyoruz" ifadelerini kullandı.
Şıra çıkarma işleminin ardından başlayan en zahmetli aşamada, kazanlara alınan şıra meşe külüyle kaynatılıyor. Bir gece dinlendirilen şıra, ertesi sabah süzülerek pekmez tavalarına aktarılıyor ve istenilen kıvama gelene kadar uzun süre kaynatılıyor. Süreci anlatan Yamansoy, "Üzümleri bağdan topladıktan sonra şırasını çıkarıyoruz. Çıkardığımız şırayı kazanlara doldurup meşe külüyle kaynatıyoruz. Bir gece bekletiyoruz. Sabah erkenden kalkıp şırayı süzüyor ve pekmez tavalarına döküyoruz. Daha sonra kıvamını buluncaya kadar kaynatıyoruz. Yaklaşık 7-8 saat süren kaynatmanın ardından pekmezimiz hazır oluyor. Bütün bu işlemler oldukça emek istiyor" dedi.
Üzümlerin doğal olgunlaşma sürecinin kaliteyi etkilediğini belirten Yamansoy, "Her yıl Ürünlü Mahallesi’nde pekmezi en son ben yaparım. Bunun nedeni üzümlerin iyice tatlanmasını beklemem. Üzümler ne kadar tatlanırsa pekmezimiz de o kadar güzel oluyor. Bağımızda kalan üzümleri topluyor, pekmez yapımına başlıyoruz. Bu iş oldukça zahmetli. Üzümleri toplamak, şırasını çıkarmak, kaynatmak ve kıvamına getirmek derken yaklaşık bir haftalık emek harcıyoruz" şeklinde konuştu. Ürünlü Mahallesi sakinlerinden Sebahattin Özen de lezzet için ekim ayının ortalarına kadar beklediklerini dile getirdi.
İlgili haber: Salihli'de Zeytin Üreticilerine Sinek ve Hastalık Uyarısı
Bu yılki hava koşullarının üzüm verimini düşürdüğünü kaydeden Fatma Yamansoy, üretilen pekmezin bir kısmını evde tükettiklerini, kalanını ise talep edenlere sattıklarını belirtti. Yamansoy, "Pekmezimizi kışın tüketmek için saklıyoruz. İhtiyacımızdan fazla olursa isteyenlere de satıyoruz. Ancak bu yıl hava şartları nedeniyle bölgemizde üzüm az oldu. Bu nedenle pekmezimiz de az çıktı" dedi.











Yorum Yap