Sürüş Esnasında Uyuklayanlar Dikkat: Uyku Apnesi Tehlikesi
KBB Uzmanı Opr. Dr. Gökhan Kutlar, araç kullanırken uyku hali yaşayan ve yüksek sesle horlayan kişilerin uyku apnesi riski taşıdığına dikkat çekti. Uzman, bu belirtilerin ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini belirterek vakit kaybetmeden doktora başvurulması gerektiğini vurguladı.

Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Gökhan Kutlar; gün içinde sık sık uyuklayan, araç kullanırken gözleri kapanan ve yüksek sesle horlayan kişilerin uyku apnesi açısından incelenmesi gerektiğini ifade etti. Kutlar, "Bu şikayetlerin altında önemli bir sağlık sorunu olabilir. Mutlaka uzman doktora başvurun" şeklinde uyarılarda bulundu.
Büyük Anadolu Samsun Hastanesi KBB Hastalıkları ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Gökhan Kutlar, uyku apnesinin nedenleri, belirtileri ve tedavi süreçleri hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Uyku apnesini, uyku sırasında solunumun kısa süreliğine azalması veya tamamen durmasıyla karakterize bir bozukluk olarak tanımlayan Kutlar, bu durumun kandaki oksijen seviyesini düşürerek uykunun bölünmesine yol açtığını belirtti. En yaygın tür olan obstrüktif uyku apnesinde, üst solunum yolu ve boğaz kaslarının gevşemesiyle hava yolunun daraldığını veya kapandığını açıkladı.
İlgili haber: ASAT'a Mavi Su Verimliliği Belgesi
Hastalık riskini artıran faktörler arasında obezite, kalın boyun yapısı, geniz eti veya bademcik büyüklüğü, burun tıkanıklıkları, belirli yüz ve çene yapıları, ileri yaş, genetik yatkınlık, sigara ve alkol kullanımı ile sırtüstü yatma alışkanlığının yer aldığını kaydeden Kutlar, santral uyku apnesinin ise farklı olduğunu belirtti. Santral tipte hava yolu tıkanıklığı bulunmadığını, beynin solunum kaslarına yeterli sinyali gönderememesi nedeniyle nefesin durduğunu ifade etti.
Uyku apnesinin hem gece hem de gündüz belirgin emareleri olduğunu söyleyen Dr. Kutlar, yüksek sesli ve düzensiz horlamanın en temel bulgu olduğunu belirtti. Gece görülen belirtiler arasında; uykuda nefesin durması, boğulma hissiyle uyanma, huzursuz uyku, gece terlemesi, sabahları ağız kuruluğu, sık idrara çıkma ve cinsel isteksizlik yer alıyor. Gündüz ise sabah yorgunluğu, aşırı uyku hali, özellikle yemek sonrası uyuklama, konsantrasyon kaybı, unutkanlık, sabah baş ağrıları, sinirlilik ve ruh hali değişimleri gözlemlenebiliyor. Kutlar, "Özellikle yüksek sesli horlama, uykuda nefes durması ve gündüz aşırı uyku hali birlikte görülüyorsa uyku apnesi açısından değerlendirme yapılması önemlidir" dedi.
Tanı sürecinde hastanın sağlık geçmişi ve uyku alışkanlıklarının incelendiğini, kesin teşhis için 'polisomnografi' adlı uyku testinin uygulandığını belirten Kutlar, bu testle kalp ritmi, oksijen düzeyi ve solunumun takip edildiğini, bazı durumlarda ev tipi testlerin de kullanıldığını söyledi.
Tedavi yöntemlerinin hastalığın şiddetine ve türüne göre değiştiğini vurgulayan Kutlar; kilo verme, düzenli egzersiz, alkol ve sigarayı bırakma ile sırtüstü uyumaktan kaçınma gibi yaşam tarzı değişikliklerinin önemine değindi. Orta ve ağır obstrüktif vakalarda hava yolunu açık tutan CPAP cihazının etkili olduğunu, hafif ve orta vakalarda ağız içi apareylerin kullanılabileceğini, hava yolunda belirgin darlık veya et büyüklüğü olanlarda ise cerrahi müdahalenin değerlendirildiğini aktardı.
İlgili haber: Dışişleri Bakanlığı’ndan İsrail’in Suriye topraklarındaki ihlallerine ilişkin kınama
Opr. Dr. Gökhan Kutlar, "Uyku apnesi yalnızca bir horlama problemi olarak görülmemelidir. Tedavi edilmeyen uyku apnesi yaşam kalitesini düşürebilir ve uzun vadede bazı kalp-damar ve metabolik sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilebilir. Şiddetli horlama, uykuda nefes durması veya gün içinde belirgin uyku hali yaşayan kişilerin bir sağlık kuruluşuna başvurması önemlidir" diyerek sözlerini tamamladı.











Yorum Yap