Son Dakika

02.11Datça (Muğla)'da 5.1 büyüklüğünde deprem04.10Sumbas (Osmaniye)'de 5.2 büyüklüğünde deprem24.09Karaköprü (Şanlıurfa)'da 5.4 büyüklüğünde deprem23.09Yeniden Refah’ın Fedakâr Neferi Ahmet Sivritepe’den Örnek Seferberlik: Hasta Yatağında Kargocuyu, Trafikte Sürücüyü Üye Yaptı!21.09Saimbeyli (Adana)'da 5.0 büyüklüğünde deprem11:14Kış mevsiminde evcil hayvan bakımı: Uzmanından kritik uyarılar11:14Polatlı’da il olma tartışması11:13Söğüt’te elektrik kesintisi11:12Sık Ağrı Kesici Kullanımı Baş Ağrılarını Kronik Hale Getirebilir11:092026 KPSS branş sıralamaları açıklandı11:06Kayserispor Şampiyonluk Yolunda Dikkat Çeken İstatistiklerle İlerliyor11:06TESK Genel Başkanı Yiğiner Taksi Esnafının Sorunlarını Masaya Yatırdı11:06İspanya Ulaştırma Bakanı Oscar Puente Tren Kazaları Sonrası İstifa Etti11:06Çeşme'de Bir Köyü Renklendiren Sanat Tutkusu09:45AK Parti Manisa'da 4 İlçeye Yeni Başkan Atandı
Sağlık

Sel sonrası ‘bulaşıcı hastalık’ açıklaması: "Endişe edilecek bir durum söz konusu değil"

Genel Yayın Yönetmeni30 Ekim 2026 03:01Ajans: IHA ABONE HABER0 görüntülenme10 dk okuma

İstanbul’da 14 Ekim günü etkili olan yağışın ardından yaşanan sel sonrası bulaşıcı hastalık riskine ilişkin konuşan İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Başkan Yardımcısı Dr. Mete Güngör, "Su baskınlarında halk sağlığı kapsamında dikkat edilmesi gereken noktalar vardı. Bulaşıcı hastalıklar; böyle durumlarda alert olduğumuz konulardan. Çalışmalarımız tüm ilçelere yayıldı, Ayazağa’da bir günde 100’e yakın ev ziyareti yapıldı, çalışmalarımız halen devam ediyor. Bulaşıcı hastalıklarla ilgili şu

Sel sonrası ‘bulaşıcı hastalık’ açıklaması: "Endişe edilecek bir durum söz konusu değil"

İstanbul’da 14 Ekim günü etkili olan yağışın ardından yaşanan sel sonrası bulaşıcı hastalık riskine ilişkin konuşan İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Başkan Yardımcısı Dr. Mete Güngör, "Su baskınlarında halk sağlığı kapsamında dikkat edilmesi gereken noktalar vardı. Bulaşıcı hastalıklar; böyle durumlarda alert olduğumuz konulardan. Çalışmalarımız tüm ilçelere yayıldı, Ayazağa’da bir günde 100’e yakın ev ziyareti yapıldı, çalışmalarımız halen devam ediyor. Bulaşıcı hastalıklarla ilgili şu aşamada intikal eden herhangi bir problem olmadı, endişe edilecek bir durum söz konusu değil. Zaten bir kümelenme durumu olsa erken uyarı sistemimizle tespitini yaparız. Vatandaşlarımız tek başlarına değiller, ilgili birimlerimiz sürekli yanlarında. Çalışmalar sel felaketinden sonra daha da arttırıldı" dedi. İstanbul’da 14 Ekim günü etkili olan yağışın ardından yaşanan sel birçok noktada olumsuzluklara sebep olmuştu. Can kayıpları ve yaralanmaların yaşandığı selin ardından kentteki sağlık çalışmalarına ilişkin İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Başkan Yardımcısı Dr. Mete Güngör, bilgi verdi. Güngör, sel sularının çekilmesinin ardından küf, temizlik, güvenli geri dönüş ve sel durumu sonrası sağlığı tehdit edebilen durumlara ilişkin konuştu. Su baskınları sonrasında kirli ve temiz suyun karışması gibi çeşitli nedenlerle bulaşıcı hastalıkların görülme riskinin artabileceği ifade edilirken Güngör, İstanbul’da bu yönde endişe edilecek bir durum olmadığını söyledi. Dün etkili olan yağışlar nedeniyle de İstanbul’da bazı noktalarda su baskınları yaşanırken Güngör, dikkat edilmesi gereken noktalara ilişkin açıklamalarda bulundu. "Çalışmalar sel felaketinden sonra daha da arttırıldı" Dr. Mete Güngör, "14 ve 15 Ekim’de yoğun yağış sebebiyle meydana gelen su baskınlarında halk sağlığı kapsamında dikkat edilmesi gereken noktalar vardı. Bir tanesi; gerek kişisel gerek çevresel anlamda sağlık risklerinin tespit edilmesi ve bunların önüne geçilmesiydi. Güvenli suyun temini ve kontrolü, bulaşıcı hastalıkların kontrolü, tespiti durumunda önlenmesi faaliyetlerinin devam ettirilmesiydi. Faaliyetlerimizi bu minimalde devam ettirdik. Sahada 200’den fazla çevre sağlığı teknisyenimiz, 39 ilçe sağlık müdürlüğümüzün koordinasyonunda yaklaşık olarak 3 bin 500 klor bakiyesi numunesi alındı. 870 adet şebeke suyu numunelerinden analiz yapıldı, şebeke suyu klor çalışmaları yapıldı. Veriler sadece ilk iki günün verileridir. Normal şartlarda da şebeke suyunun kontrolü amacıyla rutinde şebeke sularından belli odak noktalarından düzenli olarak numuneler alınıyor. Her gün yaklaşık bin 107 noktadan klor bakiyesi bakılıyor. 15 günde bir gerek biyolojik, mikrobiyolojik gerek biyokimyasal numuneler alınıyor ve halk sağlığı laboratuvarlarımızda analizleri yapılıyor. Bu çalışmalar sel felaketinden sonra daha da arttırıldı" dedi. "O günden bugüne hala sahadayız" ‘Alınan numunelerde şüphe ya da uygunsuzluk tespiti durumunda İSKİ ile irtibata geçilir’ diyen Güngör, "Gerekli düzeltici faaliyetleri yapması sağlanır ve onlar kontrol edilir. O günden bugüne hala sahadayız, ekiplerimiz denetimlerine devam ediyor. Şüpheli bulgu çok fazla olur, bu tür durumlarda alert oluruz, İSKİ‘yle çok sık irtibat kurduk. Olabilecek, olabileceği öngörülen her noktada müdahale edildi. Hiper, süper klorlama çok önemli özellikle İSKİ ile bu anlamda gerekli bildirimler yapıldı ve 2 gün süper klorlama yapıldı. Klor bakiyeleri ölçtüğümüzde süper klorlamanın başarılı olduğunu görmüş olduk. Sel gibi durumlarda birkaç risk var. Kanalizasyonların taşması, kanalizasyon suyuyla karışmış suların evlere basması sebebiyle kanalizasyon da mütemadiyen bulunan patolojik dediğimiz hastalık yapıcı mikroorganizmalar bunlar; bakteriler, virüsler, parazitler olabilir. Bu mikroorganizmalarla temas etmiş alanlar risk teşkil ediyor, risklerin öncelikle değerlendirilmesi gerekiyor. Özellikle yakıtlar, fabrikaların kimyasal atıkları da dahil olmak üzere sel sularına karışmış ve evlere, hanede girmiş olabilir. Bunların temizliği, boşaltılması da özel profesyonel çalışma gerektiriyor. Şebeke sularını düzenli olarak kontrol ediyoruz ama şebeke sularının düzgün olması tesisatın bina içine girdikten sonraki durumundan bağımsız. Şüpheli bir durum söz konusuysa bu suların kullanım amacı için kaynatılarak kullanılması, içme suyu olarak kapalı suların kullanılması önem teşkil ediyor" şeklinde konuştu. "Nemli ortamın hızlı şekilde kurutulup havalandırılması lazım" ‘Bir diğer risk; küf, sel sularında ıslanmış alanlar doğal olarak nemleniyor’ diyerek sözlerini sürdüren Güngör, "Nemli ortamın hızlı şekilde kurutulup havalandırılması lazım, zamanında kurutulamazsa nem küfe dönüşüyor. İçerisinde de hastalık yapabilen mantarlar bulundurabiliyor. Bunların temizliği kontrolsüz yapılırsa eğer gerek havaya salınımlarıyla gerek temasla mantar enfeksiyonlarıyla karşı karşıya kalınabilir. Eğer eşya temizlenebilecek, kullanılamayacak durumdaysa uzaklaştırılması gerekiyor. Havalandırma çok önemli eğer az bir küf varsa vatandaşlarımız yüzey temizleyici ile temizleyebilir ama öncelikle temizlik sırasında kendimizi korumamız lazım. Küfteki mantarların havaya karışması ve solunum, temas yoluyla kişiye geçmesi durumu söz konusu olabilir. İlaçlama kısmı profesyonel ekiplerce yapılmalı" diye konuştu. "Çalışmalarımız tüm ilçelere yayıldı, Ayazağa’da bir günde 100’e yakın ev ziyareti yapıldı" Yaşlılar, çocuklar, gebeler, kronik hastalıkları bulunan kişiler gibi hassas gruplar ve bu süreçte etkilenen vatandaşlara yönelik konuşan Güngör, "Evde sağlık hizmetlerimiz bu hastalarımızı zaten düzenli olarak gözlemliyor, tüm çalışmamız tüm ilçelere yayıldı. Ayazağa’da hekimlerimiz, psikologlarımız, sosyal çalışmacılarımız, ebe ve hemşirelerimizle ekipler kurarak ev ev ziyaret ettik, bu diğer ilçelerde de peyderper yapılmaktadır, yapılmıştır. Ayazağa örneğini vermem gerekirse sadece bir günde 100’e yakın ev ziyareti yapıldı. Dükkanlar, eczaneler gezildi, sağlık alanları değerlendirildi. Hastalarımız, vatandaşlarımızla görüşüldü, hem sosyal hem psikolojik destek verildi. Kronik, yatalak hastalarımıza ev ziyaretleri düzenlendi. Hastalarımızı yalnız bırakmadık, neler yapılacağı konusunda hem bilgilendirdik hem de yardımcı olmaya çalıştık. Sahadaki çalışmalarımız halen devam ediyor. Sağlık hizmetlerimiz 7-24 aynı aktivitede çalışmaya devam ediyor. Başvurular tamamıyla hızla karşılandı, gerekli tanılar, tedaviler düzenlendi" ifadelerini kullandı. "Bulaşıcı hastalıklar; bölgenin sürveyans çalışmaları yapılır" ‘Bulaşıcı hastalıklar; böyle durumlarda alert olduğumuz konulardan’ diyen Güngör, "Bulaşıcı hastalıklarla ilgili Bakanlığımızın yaptığı bir sistem var; Erken Uyarı Sistemi. Muayene, tetkik sonuçlarına göre bir şüpheli bulaş ya da zehirlenme söz konusuyla hastane sistemine düşer düşmez Sağlık Bakanlığımız ve Halk Sağlığı Başkanlığımızdaki bulaşıcı hastalıklar birimimize de düşer. Akabinde ilk önce bağlı bulunduğu ilçe ile daha sonra ekiplerimizle hem kişinin hem odak bölgenin sürveyans, filyasyon çalışmaları yapılır. Bir bulaşıcı hastalık durumu gerçekten var mı, başka hasta olan kişiler var mı? Bunların tespiti sahada yapılır, hastalananlar ya da şüpheli olanlar varsa tetkikleri çalışılır. Aynı zamanda çevre sağlığı ekiplerimiz de o alandadır. Çevre sağlığı açısından numuneler, kişisel numuneler alınır, analizleri yapılır, hızlı bir şekilde değerlendirilir. Gerek tedavi gerek önleme açısından çalışmalar devam ettirilir, aşılama çalışmaları da bunlardan bir tanesidir. Şu aşamada alert bir durum söz konusu olmadı, gelmiş herhangi bir veri yok. Rutin başvuru zaten oluyor, kişiler yedikleri gıdalardan dolayı karın ağrısı çekiyor, ishal, kusma olabiliyor" dedi. "Endişe edilecek bir durum söz konusu değil" Sözlerini sürdüren Güngör, "Bulaşıcı hastalıklarla ilgili şu aşamada bize intikal eden herhangi bir problem olmadı. Zaten bir kümelenme durumu olsa erken uyarı sistemimizle tespitini yaparız. Zor bir süreç geçti, vatandaşlarımızı için meşakkatli bir süreç geçti. Vatandaşlarımız tek başlarına değiller, ilgili birimlerimiz sürekli yanlarında. Özellikle gastroenterit dediğimiz, bulantı kusma, karın ağrısıyla devam eden hastalıkları olabilir. 1 hafta, 10 günden sonra Hepatit A yine gastroenterit şeklinde; ishal, karın ağrısı, halsizlik ve sarılıkla kendini gösterebilir. Vektörlerden bulaşan hastalıklar söz konusu olabilir. Bunların hepsi bulaşıcı hastalıklardır. Bulaşıcı hastalıklarda kırgınlık, ateş, kusma, bulantı, yüzde, gözde şişme aşırı öksürük, nefes darlığı gibi şikayetler olursa sağlık kuruluşlarına başvurdukları noktada gerekli değerlendirmeler yapılacaktır ama şu aşamada onun için endişe edilecek bir durum söz konusu değil" şeklinde konuştu. "Farklı temizlik maddelerini bir araya getirerek karıştırıyorlar" ‘Temizlik kısmında vatandaşlarımızın çok sık yaptığı hatalar var’ diyen Güngör, şu uyarılarda bulundu: "Farklı temizlik maddelerini bir araya getirerek karıştırıyorlar. Bu, daha sonra o ortamdaki o ortamdaki kimyasalların solunumla alınmasına, zehirlenmesine sebebiyet verebilir. 2’ncisi temizlik alanlarının havalandırılması çok önemli, uzun süre vatandaşın bu kimyasallarla karşı karşıya kalmaması lazım. Sel sırasında, onarım ya da temizlik sırasında yaralanmalar olmuş olabilir. Kirli yaralanmalar olarak değerlendiriyoruz. Dikkatli olmak lazım, bir sağlık kuruluşuna başvurarak gerekli kontrollerin, tetanos aşısı konusunda değerlendirmenin sağlıkçılar tarafından yapılmasını tavsiye ederim"

Kaynak: IHA ABONE HABER

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

... + ... = ?

İlgili Haberler

Sık Ağrı Kesici Kullanımı Baş Ağrılarını Kronik Hale Getirebilir
Sağlık3 dk okuma

Sık Ağrı Kesici Kullanımı Baş Ağrılarını Kronik Hale Getirebilir

Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Ersel Dağ, kontrolsüz ağrı kesici kullanımının baş ağrılarının sıklığını artırabileceği konusunda uyardı. Migren tedavisinde sadece atak anına değil, koruyucu yöntemlere odaklanılması gerektiğini belirten Dağ, kişiye özel tedavi planlamasının önemini vurguladı.

Genel Yayın Yönetmeni
04 Kasım 2026 11:12
Ovapınar Köyü'nde Sağlıklı Yaşam ve Hareket Seferberliği
Sağlık1 dk okuma

Ovapınar Köyü'nde Sağlıklı Yaşam ve Hareket Seferberliği

Düzce'de obeziteyle mücadele kapsamında yürütülen 'Mahallemde Hareket Var' etkinlikleri Ovapınar Köyü'nde gerçekleştirildi. Fiziksel aktiviteyi günlük yaşamın bir parçası haline getirmeyi hedefleyen etkinlikte köy sakinlerine sağlıklı yaşam eğitimleri verildi.

Genel Yayın Yönetmeni
04 Kasım 2026 11:07
Söke'de Sağlık Personeline Kelebek Hastalığı Eğitimi Verildi
Sağlık1 dk okuma

Söke'de Sağlık Personeline Kelebek Hastalığı Eğitimi Verildi

Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi'nde, nadir görülen Epidermolizis Bülloza (Kelebek Hastalığı) üzerine bir klinik protokol eğitimi düzenlendi. Eğitimle sağlık çalışanlarının mesleki bilgi düzeylerinin artırılması ve hasta bakım süreçlerinin iyileştirilmesi hedeflendi.

Genel Yayın Yönetmeni
04 Kasım 2026 11:06
Bayburt Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Ekim Ayı Verilerini Paylaştı
Sağlık1 dk okuma

Bayburt Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Ekim Ayı Verilerini Paylaştı

Bayburt Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nde ekim ayı boyunca toplam 7 bin 926 hasta muayene edildi. Merkezde binlerce dolgu ve diş çekimi işleminin yanı sıra genel anestezi altında tedavi sayısında son 6 ayın zirvesine ulaşıldı.

Genel Yayın Yönetmeni
04 Kasım 2026 11:06

Bunlari da Okuyun