Şanlıurfa'daki 5,4'lük deprem büyük depremi tetikler mi? Prof. Dr. Şükrü Ersoy'dan kritik açıklamalar
Merkez üssü Şanlıurfa olan ve çevre illerden de yoğun şekilde hissedilen sarsıntının haritadaki yerini gösteren Prof. Dr. Şükrü Ersoy, "Merkez üssü burası, 5,4 hatta Kandilli 5,8 olarak verdi. Şurası Atatürk Barajı. Şurada bir Bozova Fayı var fakat bu depremler ve ardından gelen

Merkez üssü Şanlıurfa olan ve çevre illerden de yoğun şekilde hissedilen sarsıntının haritadaki yerini gösteren Prof. Dr. Şükrü Ersoy, "Merkez üssü burası, 5,4 hatta Kandilli 5,8 olarak verdi. Şurası Atatürk Barajı. Şurada bir Bozova Fayı var fakat bu depremler ve ardından gelen artçı sarsıntılar Kalecik Fayı denilen bir fayın üzerine oturuyor. Büyük ihtimalle onun ürettiği bir deprem çünkü fay olmayan yerde deprem olması mümkün değildir" sözleriyle depremin kaynağını açıkladı. Bölgede daha önce Türkiye Petrolleri adına yapılan araştırmalarda da bu fay izlerinin tespit edildiğini belirten Ersoy, yerin altındaki gerilimlerin boşalarak bu sarsıntıları ürettiğini aktardı.
ŞANLIURFA'DAKİ SARSINTI BÜYÜK DEPREMİN SİNYALİ Mİ?
İlgili haber: Şanlıurfa'da Sarsıntının Ardından Saha Taramaları Kesintisiz Devam Ediyor
Vatandaşların en çok merak ettiği "Büyük bir deprem gelir mi?" sorusuna tarihsel veriler ışığında yanıt veren Prof. Dr. Şükrü Ersoy, "Tarihsel geçmişe baktığımızda ne Bozova Fayı ne de Kalecik Fayı üzerinde büyük depremler bilmiyoruz. Kataloglarımızda 100 yıl ya da 500 yıl öncesine ait böyle yıkıcı kayıtlar yok. Ancak burası tamamen masum bir yer de değil. '5,4 oldu, arkasından hoca 6,5 büyüklüğünde deprem bekliyor' gibi bir mesaj kesinlikle çıkmasın. Bizim daha büyük bir depremi önceden söyleme kabiliyetimiz teknik olarak dünyada da kimsede yok" ifadelerini kullandı.
"DEPREME DEĞİL, ZEMİNE UYGUN YAPIYA ODAKLANMALIYIZ"
Diyarbakır ve Gaziantep gibi çevre illerde depremin neden çok uzun ve şiddetli hissedildiğine açıklık getiren Ersoy, "Şanlıurfa'nın hemen yanında bir alüvyon düzlüğü var. Bu alüvyon düzlüğü kötü bir zemindir ve deprem dalgalarını büyütür. Kötü zeminler üzerindeki yapılarda deprem hem daha şiddetli hem de çok daha uzun hissedilir. Bizim yoğunlaşmamız gereken asıl konu depremin ne zaman ve ne büyüklükte olacağı değil, zemine uygun yapı standartlarını uygulamaktır" değerlendirmesinde bulundu.
TÜRKİYE'DEKİ DİRİ FAY SAYISI ARTTI: 485'TEN 700'E ÇIKTI
2023 yılında yaşanan büyük felaketin ardından yer kabuğundaki dengelerin değiştiğini belirten Prof. Dr. Şükrü Ersoy, "MTA haritası bize gösterdi ki daha önce Türkiye'de 485 olarak bildiğimiz diri fay sayısı 700'e çıktı. Hatta yüzeylenmemiş, yerin altında olan ve deprem üretebilecek faylarla birlikte bu sayı çok daha fazladır. 2023 depremlerinde kıtaların çarpışması muazzam bir enerji ortaya çıkardı ve komşu alanlara gerilim transferi yaptı. Bu nedenle normalde yılda 20 bin deprem yaşanırken ilk yıl 100 bin deprem kaydedildi" şeklinde konuştu.
TÜRKİYE'DEKİ FAY HATLARI HAREKETLENDİ Mİ, DİĞER BÖLGELERDE RİSK VAR MI?
İlgili haber: Şanlıurfa'da 5,4 Büyüklüğünde Deprem: Uzman İsmi Büyük Deprem İhtimalini Değerlendirdi
Türkiye'nin bir deprem ülkesi olduğunu ve her bölgenin risk taşıdığını vurgulayan Ersoy, "Kuzey Anadolu Fayı'nın doğusunda Yedisu Fayı'nı sıkça dile getirdik. Marmara'yı konuşuyoruz. Batı Anadolu'da 1970'ten beri büyük bir deprem yok, her an beklenebilir. Hatta güvenli kabul ettiğimiz İç Anadolu'da bile geçtiğimiz yıllarda 5'i geçen depremler yaşadık. Deprem gerçeğinden kaçış yok ancak korkmamalıyız. Kentsel dönüşümü akılcı biçimde hayata geçirip binalarımızı sağlam zeminlere uygun standartta yaptığımızda, inanın evlerin içi sokaklardan çok daha güvenli olacaktır" sözleriyle konuşmasını noktaladı.











Yorum Yap