Elazığ · Dijital baskı
Haber Portal

Elazığ'ın Güvenilir Haber Kaynağı

Haberin yaşayan hâli
Gündem

Osmanlı tokadı

Genel Yayın Yönetmeni28 Eylül 2026 07:14Ajans: Tüm Haberler0 görüntülenme5 dk okuma
Osmanlı tokadı

16 VE 17. yüzyılda Lehistan (Polonya) veya Erdel (Transilvanya) kralı seçileceği zaman, o ülkenin asilleri İstanbul'a gelip padişahın kapısında el pençe divan durmak zorundaydı. Padişah, fermanla o...Devamı için tıklayınız

16 VE 17. yüzyılda Lehistan (Polonya) veya Erdel (Transilvanya) kralı seçileceği zaman, o ülkenin asilleri İstanbul'a gelip padişahın kapısında el pençe divan durmak zorundaydı. Padişah, fermanla o ülkeye kral atar, hatta kralın giyeceği kürkleri ve tacı bizzat kendi elleriyle ya da sadrazamı vasıtasıyla lütfederdi. Avrupalı bir kral, Osmanlı desteğini almadan tahtında güvende olamayacağını bildiği için, sarayın karşısında en küçük bir "diklenme" lüksüne sahip değildi. Osmanlı, her dönemde devlet protokolünü egemenlik hakkı olarak görmüş; yabancı devletlerin kibre dayalı dayatmalarına tarihin hiçbir döneminde geçit vermemiştir. Avusturya ile yapılan sınır müzakeresinde Avusturya elçisi metne kendi devletinin adını Osmanlı'dan önce yazmaya kalktı. Bu küçük kurnazlık karşısında Sadrazam Kara Mustafa Paşa kalemi eline aldı, yazılanların üzerini çizdi. Elçiye dönerek, "Bizim adımızın önüne kimse kendi adını yazamaz, haddinizi bilin" diyerek masayı devirdi.

Osmanlı, tek bir harf için bile taviz vermemiştir. Osmanlı sarayının elçiler üzerindeki psikolojik üstünlük kurma yöntemlerinden biri de "Sessizlik Merasimi" idi. Avrupa'dan gelen elçiler saraya adım attığı andan itibaren, binlerce yeniçeri ve saray görevlisi kılını dahi kıpırdatmadan, kaskatı ve tamamen sessiz bir şekilde ayakta dururdu. Padişahın huzuruna giden yolda ne bir fısıltı ne de bir ayak sesi duyulurdu. Elçiler bu devasa ordunun ve kusursuz sessizliğin karşısında dehşete düşerlerdi. Elçiler, Padişahın tek bir kelime dahi etmesine gerek kalmadan, sadece bu sessizlik ve disiplinle kendilerini nasıl ezik ve küçük hissettiklerini defalarca kayda geçirmişlerdir. Avusturya elçisi Ogier Ghiselin de Busbecq, İstanbul'da bulunduğu yıllarda Osmanlı'nın psikolojik üstünlüğünü günlüğüne detaylıca kaydetmiştir. "Muhafızlar o kadar sessiz ve kaskatı dururdu ki heykeli andırırlardı." diyerek hem de. Busbecq, bu durumu anlatırken Avrupalıların sarayda kendilerini nasıl "avın ortasındaki bir avcı" gibi değil, tam aksine "küçük ve aciz birer misafir" gibi hissettiklerini söyler.

İlgili haber: İstanbul kaput

Osmanlı devleti, tek bir kurşun atmadan, sadece bu muazzam disiplin ve azametle yabancı elçilerin psikolojisini altüst eder, masada üstün taraf olurdu. Kanuni'nin sadrazamı Sokollu Mehmed Paşa, Osmanlı'nın gücünü Avrupalı devletlerin yüzüne kimseden çekinmeden vuran isimlerin başında gelir. İnebahtı Deniz Savaşı'nda Osmanlı donanması ağır bir yara aldıktan sonra, Venedik ve Haçlı ittifakı Osmanlı'nın bittiğini düşünerek kibirli bir havaya büründü. Venedik elçisi kibirli bir tavırla"Biz İnebahtı'da donanmanızı yaktık, bu yenilgi Osmanlı'ya büyük bir darbe vurdu" diyerek gözdağı vermeye kalktı.

Sokollu Mehmed Paşa, Venedik elçisinin bu ezici ve şımarık tavrı karşısında hiç istifini bozmadı ve tarihe geçecek o efsanevi cevabı yapıştırdı:"Sizin zayiatınızla bizimki arasında fark vardır. Biz sizden bir krallık (Kıbrıs adasını) alarak kolunuzu kestik. Siz de donanmamızı yakarak sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilmiş kol yerine gelmez, ama tıraş edilen sakal daha gür çıkar." Avusturya elçisi Ogier Ghiselin de Busbecq, İstanbul'da kaldığı süre boyunca Osmanlı devlet mekanizmasının psikolojik baskısını her gün iliklerine kadar hissettiğini anılarında yazar. Elçiler, padişahla veya sadrazamla görüşmek için saraya çağrıldıklarında günlerce hatta haftalarca bekletilirdi. Bu bekletme bir ihmal değil, bilinçli bir psikolojik harp metoduydu. Osmanlı, "Sen bir kralın elçisi olabilirsin ama kapımda bekleyen bir dilenciden farksızsın; burada zamanı ve nizamı biz tayin ederiz" mesajını bu bekleyişlerle verirdi. Busbecq, hatıralarında Osmanlı sarayındaki bu disiplinin ve kendilerini hiçe sayan o mağrur havanın Avrupalı diplomatları nasıl psikolojik olarak ezdiğini uzun uzun anlatmıştır.

İlgili haber: Açgözlülük

Osmanlı'yı içerideki hainler eliyle yıkan Batı, tam 100 yıldır ecdadını reddeden, söven ve "Biz yapamayız Batı yapar" ezikliğini yaşayan monşerlerle yönetilen bir sistem kurdu. O monşerlerin çocukları ve torunları da tüm bürokraside, medyada, akla gelebilecek her yerde köşe başlarına getirilerek her kararda "Aman Batı'yı ürkütmeyelim" dayatması ile tellala döndürüldü. O yüzden bu ülkenin her ürettiğine saldıran, "Araba bile yapamayız" diye bağıran sindirilmişler, dünyanın dilinden düşürmediği, övgüler yağdırdığı Savunma Sanayiimizi dahi itibarsızlaştırmak için çırpınan ezikler güruhu gördük her daim. Ancak bu eziklere rağmen sesimiz gür çıkıyor artık. Osmanlı'nın torunları BM kürsülerinde bile sömürgecilere, kanlı katillere, zalimlere tokadı yapıştırıp, ayar veriyor, mazlumların hamisi ve sesi oluyor. Hep söylüyoruz ve söylemeye de devam edeceğiz. İçimizdeki eziklere rağmen Osmanlı tokadını gösteren bambaşka bir Türkiye'yiz artık.

Haberi Dinle
--:----:--

İlgili Haberler

SPK'dan tasfiye edilen fonlar için flaş karar: İptal edilen talimatlara ödeme yapılacak
Gündem2 dk okuma

SPK'dan tasfiye edilen fonlar için flaş karar: İptal edilen talimatlara ödeme yapılacak

Milyarlık fon soruşturmasının ve tasfiye kararlarının ardından yüz binlerce yatırımcının kilitlendiği ödeme süreçlerine ilişkin Sermaye Piyasası Kurulundan (SPK) çok kritik bir resmi açıklama geldi. Kurulun yayımladığı bilgilendirme notunda, 17 Eylül 2026 tarihli ve 2026/60 sayıl

Genel Yayın Yönetmeni
028 Eylül 2026 08:05
Bakan Fidan BAE'ye gidiyor
Gündem2 dk okuma

Bakan Fidan BAE'ye gidiyor

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) bir ziyaret düzenleyecek. Fidan'ın gündeminde, Türkiye-Birleşik Arap Emirlikleri ilişkileri, Körfez’deki gelişmeler, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında seyrüsefer güvenliği ile Gazze ve Yemen başta olmak üzere bölgesel meseleler olacak.

Genel Yayın Yönetmeni
028 Eylül 2026 07:51
Kabine'de yoğun gündem: Fon soruşturması ve Terörsüz Türkiye
Gündem1 dk okuma

Kabine'de yoğun gündem: Fon soruşturması ve Terörsüz Türkiye

Kabine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Beştepe'de toplanacak. Toplantının gündeminde fon krizi soruşturması, Terörsüz Türkiye süreci ve dış politikadaki gelişmeler gibi başlıklar olacak.

Genel Yayın Yönetmeni
028 Eylül 2026 07:50
Mekke Savunma İttifakı’nda müthiş hamleler
Gündem2 dk okuma

Mekke Savunma İttifakı’nda müthiş hamleler

Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın New York'taki diplomatik temasları ve askeri kurmayların Riyad'da katıldığı stratejik zirveyle birlikte, sahada fiilen uygulanabilir...Devamı için tıklayınız

Genel Yayın Yönetmeni
028 Eylül 2026 07:14

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

... + ... = ?

Bunlari da Okuyun

BU GAZETENİN İÇİNDE

Fihrist