Meta için astronomik ceza riski: Jüri kararını verdi

ABD'de görülen Cambridge Analytica davasında jüri, Meta'nın kullanıcıları veri gizliliği konusunda yanılttığına hükmetti. Mahkemenin rekor düzeyde bir para cezasına hükmetmesi beklenirken, potansiyel üst sınır 219 milyar dolar olarak hesaplanıyor. New Mexico Başsavcılığı, şirket için en yüksek cezanın talep edileceğini açıkladı.
Milyonlarca sosyal medya kullanıcısının verilerinin izinsiz paylaşılmasıyla patlak veren skandalda hukuki süreç yeni bir aşamaya ulaştı. Yıllardır gündemden düşmeyen olay kapsamında gerçekleştirilen yargılama sonucunda jüri, Meta Platforms bünyesindeki sosyal ağın tüketicileri gizlilik politikaları konusunda yanıltıcı bilgilere yönlendirdiğini kararlaştırdı.
Yürütülen incelemelerde çok sayıda ihlal tespit edildi. Tespit edilen ihlal sayısının hesaplanmasında eyaletteki platform kullanıcıları ve nüfus verileri baz alındı. Jürinin bu kararının ardından gözler verilecek idari ve medeni yaptırımlara çevrildi.
İlgili haber: TikTok, ABD'deki Çocuk Davasında Milyonluk Uzlaşmaya Vardı
İlgili mahkemenin hakimi, tespit edilen her bir ihlal için ayrı ayrı para cezası uygulayabilecek. New Mexico Başsavcısı Raúl Torrez, mahkemeden olabilecek en üst düzey cezanın talep edileceğini duyurdu. Hesaplanan ihlal başına azami tutarlar dikkate alındığında, teorik olarak 219 milyar dolara varan devasa bir rakam gündeme gelebilir; ancak nihai ceza miktarı yargı makamının kararıyla netleşecek.
Kararın ardından değerlendirmelerde bulunan New Mexico Başsavcısı Raúl Torrez, büyük teknoloji şirketlerinin denetlenmesi ve hesap vermesi açısından bunun kritik bir eşik olduğunu vurguladı. Torrez, "Yıllarca Facebook, herkese uygulanan kurallar kendisine uygulanmıyormuş gibi hareket etti. Bugün New Meksikalılardan oluşan bir jüri aksini söyledi" ifadelerini kullandı.
İlgili haber: Etiyopya'da Barış Anlaşması Delindi: Yeniden Çatışmalar Patlak Verdi
Davanın temelini oluşturan olay, milyonlarca profile ait bilgilerin üçüncü taraf uygulamalar aracılığıyla toplanarak siyasi kampanyalarda kullanılmasıyla ortaya çıkmıştı. 2014 yılında bir akademisyen tarafından geliştirilen test uygulaması sayesinde, testi çözenlerin yanı sıra arkadaş listesindeki kişilerin de verilerine erişilmişti. Bu verilerin İngiltere merkezli bir veri analizi şirketine aktarılması ve seçim süreçlerinde seçmen manipülasyonu amacıyla kullanılması küresel bir krize yol açmıştı.










Yorum Yap