Lider Erdoğan'dan Bölgesel İstikrar ve Diplomasi Vurgusu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, uluslararası basına verdiği mülakatta dünyanın kritik bir süreçten geçtiğini belirterek diplomatik kanalların açık tutulması gerektiğini ifade etti. Bölgesel meselelerin bölge ülkeleri tarafından sahiplenilmesi gerektiğini vurgulayan Erdoğan, güvenliklerini tahkim etmek ve kalıcı istikrarı güçlendirmek istediklerini kaydetti.
Devletin lideri, yabancı bir dergiye verdiği mülakatta küresel kırılmalara dikkat çekti. Türkiye'nin kuzeyinde ve güneyinde devam eden çatışmaların güvenliği, ekonomiyi ve istikrarı doğrudan etkilediğini belirten lider, bu dönemde diplomasinin alanını daraltmak yerine genişletmenin uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti. Genel Kurul'daki önceliklerinin çatışmaların yayılmasını önlemek, diplomatik kanalları açık tutmak ve tarafları müzakere zemininde buluşturmak olduğunu kaydetti. Ayrıca dünyanın ağırlık merkezinin değiştiğini, Güvenlik Konseyi'nin daha temsili, etkin ve hesap verebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini belirterek sistem reformunun ertelenemez olduğunu dile getirdi.
İran ile ABD ve İsrail arasındaki gerilime ilişkin olarak, tarafları müzakere zemininde buluşturmanın ve gerilimi büyütecek adımlardan kaçınmanın önemine işaret eden lider, "ABD, NATO'daki müttefikimizdir. İran, bizim komşumuzdur. Sayın (Donald) Trump'la son görüşmemizde de İran ile ABD arasındaki gerilimde diplomasiden azami ölçüde istifade edilmesi gerektiğini ifade ettim. İranlı muhataplarımızla da temas kanallarımız açıktır. Türkiye'nin önemli bir imkanı ihtilaf yaşayan taraflarla konuşabilmesidir. Bu imkanımızı da gerilimi düşürmek için kullanıyoruz. Bu temasların netice vermesi, bölgemizin güvenliği kadar küresel ekonomi açısından da önem taşıyor. Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim enerji arzını ve küresel ticareti doğrudan etkiliyor. Önceliğimiz çatışmanın yayılmasını önlemek, ticaret yollarının güvenliğini korumak ve tarafları yeniden müzakere masasına döndürmektir" dedi.
İlgili haber: Fon İncelemelerinde 45 Kişi Cezaevine Gönderildi
Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na dair yöneltilen soruları da yanıtlayan lider, bu mutabakatın herhangi bir ülkeye karşı kurulmuş bir ittifak olmadığını, daha güvenli ve barışçıl bir geleceğin inşası için üstlenilen müşterek sorumluluğun bir ifadesi olduğunu belirtti. Uzun zamandır bölge meselelerinin bölge ülkelerince sahiplenilmesi gerektiğini söylediklerini hatırlatan lider, "Güvenliğimizi tahkim etmek, caydırıcılığımızı artırmak ve bölgemizde kalıcı istikrarı güçlendirmek istiyoruz" dedi. Anlaşmanın BM Şartı'nın 51'inci maddesindeki meşru müdafaa hakkına dayandığını ve üç devletten herhangi birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağını vurgulayan lider, verilecek karşılığın saldırıya uğrayan ülkenin çağrısı ve ihtiyaçları doğrultusunda belirleneceğini sözlerine ekledi.











Yorum Yap