Kanser Tedavisinde Düşük Doz İmmünoterapi Ankara'da Masaya Yatırılacak
Kişiselleştirilmiş Onkoloji Derneği öncülüğünde 28 Kasım'da Ankara'da düzenlenecek uluslararası sempozyumda, düşük doz immünoterapinin klinik etkinliği ve ekonomik etkileri tartışılacak. Hindistan'dan uzmanların da katılacağı etkinlikte, tedaviye erişimi artıracak yeni iş birlikleri ve klinik araştırmalar hedefleniyor.

Gazi Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, düşük doz immünoterapinin klinik başarısının ve tedaviye erişim imkanlarını geliştirme potansiyelinin ele alınacağı uluslararası bir sempozyumun 28 Kasım'da Ankara'da gerçekleştirileceğini duyurdu. Coşkun, "Hedefimiz etkinlik ve güvenlikten ödün vermeden daha fazla hastaya ulaşabilmek" şeklinde konuştu.
Kişiselleştirilmiş Onkoloji Derneği'nin öncülüğünde Gazi Üniversitesi NÖROM'da yapılacak olan sempozyumda; düşük doz immünoterapi çalışmalarının sonuçları, Türkiye'deki klinik araştırma olanakları ve sağlık ekonomisi üzerindeki olası etkileri değerlendirilecek. Toplantıya Hindistan'daki Tata Memorial Hospital'dan Prof. Dr. Kumar Prabhash, Prof. Dr. Vanita Noronha ve Doç. Dr. Nandini Menon katılım sağlayacak. Ayrıca SGK temsilcilerinin de yer alacağı görüşmelerde, düşük doz immünoterapinin Türkiye'nin bütçesine yönelik muhtemel etkileri analiz edilecek.
İlgili haber: Organ Bağışında Türkiye Birincisi Bursa Bölgesi'nin Başarısı Kutlandı
Sempozyumun farklı boyutlarını açıklayan Prof. Dr. Uğur Coşkun, "Bu sempozyumda düşük doz immünoterapinin klinik etkinliğini, tedaviye erişimi artırma potansiyelini ve sağlık ekonomisine muhtemel katkılarını ele alacağız. Hindistan’dan bu alanda klinik araştırmalar yürüten üç bilim insanının da katılacağı toplantıda, Türkiye’de yeni klinik araştırmaların başlatılmasına yönelik iş birlikleri geliştirmeyi hedefliyoruz" dedi. İmmünoterapi ilaçlarının büyük bir kısmının SGK tarafından karşılanmasının önemli bir kazanım olduğunu belirten Coşkun, "Ancak halen geri ödeme kapsamı dışında kalan hasta grupları bulunuyor. Üstelik yeni bilimsel gelişmelerle birlikte bu tedavilere ihtiyaç duyan hasta sayısı giderek artacak. Bu nedenle hem erişimi artıracak hem de sağlık sisteminin sürdürülebilirliğini destekleyecek alternatifler araştırmalıyız" ifadelerini kullandı.
Hindistan'da yürütülen çalışmalara değinen Coşkun, düşük doz immünoterapinin standart dozla eşdeğerliğinin henüz kanıtlanmadığını ancak bazı kanser türlerinde anlamlı klinik faydalar sağlandığını belirtti. Coşkun, "Henüz standart dozla eşdeğerliği kanıtlanmış değil. Ancak özellikle tedaviye erişimin güç olduğu durumlar için önemli bir araştırma alanı. Bazı yaklaşımlarda ilaç maliyetlerinde yüzde 70-90’a varabilen azalma potansiyeli bulunuyor. Hedefimiz etkinlik ve güvenlikten ödün vermeden daha fazla hastaya ulaşabilmek" şeklinde ekledi.
Gazi Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aytuğ Üner ise düşük doz immünoterapinin sağlık ekonomisine katkılarının bilimsel verilerle incelenmesi gerektiğini vurgulayarak, "Düşük doz immünoterapi, etkinliği ve güvenliği bilimsel çalışmalarla doğrulandığı takdirde hem tedaviye erişim hem de sağlık bütçesinin sürdürülebilirliği açısından önemli fırsatlar sunabilir. Hindistan deneyimini Türkiye şartlarına uyarlamayı ve SGK temsilcileriyle birlikte muhtemel ekonomik kazanımları değerlendirmeyi amaçlıyoruz" dedi.
İlgili haber: Kepez'de Erken Teşhis İçin Mobil Sağlık Seferberliği
Uluslararası bilimsel iş birliklerinin başladığını ifade eden Gazi Üniversitesi Tıbbi Onkoloji'den Dr. İmdat Eroğlu, mevcut literatürü değerlendirdikleri bir makalenin yayın sürecinde olduğunu belirtti. Eroğlu, "Uluslararası araştırmacılarla birlikte düşük doz immünoterapi konusundaki mevcut bilimsel literatürü kapsamlı şekilde değerlendirdiğimiz bir makale hazırladık ve çalışmamız şu anda yayın sürecinde. Hedefimiz bu bilimsel birikimi Türkiye’de çok merkezli klinik araştırmalara dönüştürerek düşük doz tedavilerin etkinliğini, güvenliğini ve ekonomik etkilerini ortaya koymak" açıklamasında bulundu.











Yorum Yap