İsviçre Sandık Başında: Anayasada Daha Sıkı Tarafsızlık İlkesi Oylanıyor
İsviçre'de halk, ülkenin tarihi tarafsızlık statüsünü anayasal düzeyde daha katı kurallara bağlamayı öngören kritik bir referandum için sandık başına gidiyor. Sağ kanat partiler tarafından desteklenen düzenleme, ülkenin uluslararası yaptırımlara katılmasını ve askeri ittifaklarla işbirliği yapmasını sınırlandırmayı hedefliyor. Kamuoyu araştırmaları ise seçmenlerin büyük çoğunluğunun bu teklife karşı çıktığını gösteriyor.

İsviçreli seçmenler, ülkenin dış politikasını ve tarafsızlık ilkesini köklü biçimde değiştirebilecek anayasa değişikliği teklifi için 27 Eylül Pazar günü oy kullanacak. Sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP) ve Pro Schweiz hareketi öncülüğünde gündeme taşınan "İsviçre'nin Tarafsızlığının Korunması" başlıklı girişim, ülkenin yansızlığının "sürekli ve silahlı" olmasını anayasal bir zorunluluk haline getirmeyi amaçlıyor.
Söz konusu teklif kabul edilirse, İsviçre doğrudan bir askeri saldırıya uğramadığı sürece hiçbir savunma ittifakına katılamayacak ve bu tür yapılarla ortaklık kuramayacak. Ayrıca ülke, Birleşmiş Milletler öncülüğündekiler hariç, taraf olmadığı savaşlarda üçüncü ülkelere yönelik ekonomik yaptırımlara imza atamayacak. Bu durum, arabuluculuk rolünü güçlendirmeyi hedeflerken, İsviçre'nin uluslararası diplomasideki esnekliğini ve askeri işbirliklerini önemli ölçüde kısıtlayacak.
İlgili haber: Pezeşkiyan, ABD ile anlaşmaya istekli olduklarını söyledi
İsviçre'nin 1815'ten bu yana sürdürdüğü geleneksel tarafsızlık politikası, özellikle Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ardından Avrupa Birliği yaptırımlarına destek verilmesi, İsviçre üretimi silahların üçüncü ülkelere devri ve NATO ile yakınlaşma adımları nedeniyle yoğun şekilde tartışılıyordu. Oylanacak düzenleme, bu tartışmalara son vererek sınırları kesin olarak çizilmiş bir tarafsızlık anlayışını anayasaya taşımayı hedefliyor.
Ancak Federal Hükümet ve Parlamento, teklifin reddedilmesi yönünde çağrıda bulunuyor. Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, yaptığı açıklamada, anayasal düzeyde getirilecek katı kısıtlamaların ülkenin hareket alanını daraltacağını savunarak, "İsviçre'nin anayasal değişikliğe ihtiyaç duymadan da tarafsızlığını koruyabileceğini" ifade etti ve küresel krizlere karşı esnek hareket edebilmenin önemine dikkat çekti.
İlgili haber: Türkiye'den katil Netanyahu'nun açıklamalarına üçüncü katip düzeyinde yanıt
Referandum öncesinde gerçekleştirilen kamuoyu araştırmaları da düzenlemenin kabul edilme şansının düşük olduğunu gösteriyor. Araştırma enstitülerinin yayımladığı son anket sonuçlarına göre, seçmenlerin yaklaşıkyüzde 63 ila yüzde 68'lik kısmı teklife "Hayır" diyeceğini belirtirken, destekleyenlerin oranı yüzde 30 bandında kalıyor.











Yorum Yap