İletişim Başkanı Duran: Terörü Gündemden Çıkarıp Gelecek Nesillere Huzurlu Bir Miras Bırakacağız
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 'Ortak Gelecekte Biriz İletişim Kampanyası' lansmanında terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin önemine değindi. Duran, terörsüz bir Türkiye hedefinin ekonomik kalkınma ve bölgesel istikrar için kritik olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ‘Ortak Gelecekte Biriz İletişim Kampanyası’ lansman programında konuşan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, terörün gündemden çıkarılarak gelecek nesillere acı ve kayıp dolu bir miras bırakılmayacağını ifade etti. Kampanyanın temel amacının; farklılıklarla bir arada yaşama kültürünü geliştirmek, toplumsal kardeşliği pekiştirmek ve emperyalist güçlerin parçalanma senaryolarına karşı ortak bir irade sergilemek olduğu belirtildi.
Programda değerlendirmelerde bulunan Burhanettin Duran, "Gündelik hayat, ekonomik kalkınma, turizm, eğitim ve müreffeh bir gelecek için yeni açılmış bir penceredir. Bölgeye gelen yatırımlar artacak, enerjiden turizme yeni alanlar yeşerecek, üretim ve elbette bunlara bağlı olarak istihdam artacaktır. Bence daha da önemlisi, artık terörü gündemimizden çıkaracak ve gelecek nesillere daha fazla ‘acı ve kayıp’ mirası bırakmayacağız" dedi. Terörün sona ermesinin büyük bir kazanım olduğunu ancak asıl hedefin bunun ötesinde olduğunu belirten Duran, "Ancak şunu özellikle vurgulamak isterim: Terörün sona ermesi, elbette başlı başına büyük bir hedef ve kazanımdır. Fakat bizim gelecek tasavvurumuz bundan ibaret değildir. Asıl mesele, terörün gölgesinden kurtulan bir Türkiye’nin sahip olduğu imkânları nasıl değerlendireceği, toplumsal bağlarını nasıl güçlendireceği ve gelecek nesillere nasıl bir ülke bırakacağıdır. Güvenliğin kalıcı huzura, huzurun toplumsal bütünleşmeye, toplumsal bütünleşmenin de ortak refah ve kalkınmaya dönüştüğü bir gelecekten söz ediyoruz" şeklinde konuştu.
İlgili haber: Bahçelievler'de İnşaat Kazısında Göçük: 2 Kişi Toprak Altında Kaldı
Küresel ve bölgesel şartların yoğun bir dış politika odağı gerektirdiğini kaydeden Duran, insan kaynağının ve enerjinin bölücü zihniyetlerin projelerine kurban edilmek istenmediğini, önceliğin üretim ve refah olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı'nın işaret ettiği 'iç cephenin tahkimi'nin müşterek gelecek için vazgeçilmez olduğunu belirten Duran, toplumsal huzurun dış gelişmelere karşı en büyük direnç kaynağı olacağını vurguladı. Bölgede bin yılı aşkın süredir devam eden bir arada yaşama kültürünün emperyalist müdahalelerle zedelendiğini ifade eden Duran, ortak geçmişin ayrışma değil, geleceğe yol gösteren bir unsur olması gerektiğini ve farklılıkların toplumsal bir gerçek olarak kabul edilmesinin önemini belirtti.
Terörsüz Türkiye hedefinin bölgesel bir huzur ufkuyla ele alındığını söyleyen Duran, "Kardeşliğimizin güçlenmesini bütün bölgemizin huzuruna katkı sunacak bir kazanım olarak görüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettikleri gibi bu vesileyle yakın çevremiz, yıllardır özlemini çektiği huzur ve istikrar iklimine kavuşacak. Türkiye olarak bizim arzumuz, çocukların terör korkusu olmadan büyümesidir. Kalbimizden geçen savaş ve işgallerle yerle bir edilen ancak bir zamanlar dünyanın en önemli başkentleri olan kadim şehirlerimizin tekrar birer ‘emin belde’ olması ve yeniden ticaretin, ilmin, sanatın ve kültürün merkezleri haline gelmesidir" ifadelerini kullandı.
Silah bırakma sürecinin TBMM'nin belirlediği çerçevede ilerlediğini ve provokasyonlara karşı teyakkuzda olunduğunu belirten Duran, "Şehit yakınlarımızın, gazilerimizin ve terörden etkilenen vatandaşlarımızın duyarlılıklarını ‘yumuşak karın’ haline getirmek isteyenlere karşı oldukça dikkatliyiz. Bu noktada özellikle belirtmek isterim ki şehit yakınlarımızın, gazilerimizin ve terörden etkilenmiş vatandaşlarımızın hassasiyetlerini yalnızca korunması gereken bir toplumsal duyarlılık olarak değil, aynı zamanda dinlenmesi ve dikkate alınması gereken haklı beklentiler olarak görüyoruz. Bu sürecin başarısı, toplumun farklı kesimlerinin kaygılarının ve beklentilerinin anlaşılmasıyla da yakından ilişkilidir" dedi.
İlgili haber: Bahçelievler'de İnşaat Kazısında Göçük: 2 Kişi Toprak Altında
Sürecin provokatif bilgilerle tahrik edilmesine izin verilmeyeceğini vurgulayan İletişim Başkanı Duran, özellikle sosyal medya ve yeni medya mecralarındaki dezenformasyon riskine dikkat çekerek, "Bu sürecin provokatif bilgilerle tahrik edilmesine izin vermeyeceğiz. Bu kapsamda İletişim Başkanlığı olarak biz, bilhassa konvansiyonel ve yeni medya mecralarındaki potansiyel tehditlere ısrarla dikkat çekiyoruz. En ufak bir sosyal medya gönderisinde dahi teyitli bilgiyle konuşmak son derece önemlidir. Kaynağı bilinmeyen dezenformasyonlara karşı uyanık olmak, kardeşlik hukukunun bir gereğidir. Çünkü toplumsal güven, ortak bilgi zeminimizin sağlıklı olmasıyla güçlenir. Doğru bilgiye erişim ve toplumsal meselelerin sağduyuyla ele alınabilmesi, ortak geleceğimizin önemli şartları arasındadır" şeklinde konuştu.











Yorum Yap