Gökyüzündeki Milli Kalkan: Türk Savaş Uçaklarına Elektronik Harp Güvencesi

Türk savunma sanayii tarafından geliştirilen milli elektronik harp süiti, insanlı ve insansız hava platformlarına üstün hayatta kalma kabiliyeti kazandırıyor. Sistem, düşman radarları ile füze tehditlerini anında tespit edip savunma mekanizmalarını devreye sokarak uçaklar için görünmez bir koruma kalkanı oluşturuyor. Türkiye, bu kritik teknolojiyi kendi imkanlarıyla üretebilen ve farklı platformlara entegre edebilen az sayıdaki ülkeden biri konumunda bulunuyor.
Son yıllarda savunma sanayiindeki hızlı gelişim genellikle yeni hava platformları üzerinden takip edilse de, arka planda bu araçların güvenliğini sağlayan kritik donanımlar üzerinde de yoğun bir çalışma yürütülüyor.
Hava araçlarında durumsal farkındalık denildiğinde akla ilk olarak gelişmiş radar sistemleri gelse de, platformların tehditleri algılama, tanıma ve bertaraf etme süreçleri hayati bir önem taşıyor. Bu ihtiyaca yanıt vermek amacıyla yerli mühendisler tarafından geliştirilen Elektronik Harp Kendini Koruma Sistemi, hava platformlarının gökyüzündeki en önemli güvencelerinden biri haline geldi.
İlgili haber: 6 İlde Eş Zamanlı FETÖ Operasyonu: 20 Zanlı Adliyede
Söz konusu donanım, basit bir elektronik harp elemanının ötesinde bütüncül bir savunma mimarisi sunuyor. ÖZGÜR projesi kapsamında modernize edilen F-16'lar ve insansız savaş uçağı KIZILELMA gibi platformlar, bu sistem sayesinde düşman radarlarını ve füze tehditlerini anında algılayarak elektronik ortamda kendi savunmalarını gerçekleştirebiliyor.
Hava operasyonlarında platformlar için en büyük tehlikeyi düşman savunma radarları ve güdümlü füzeler oluşturuyor. Elektronik harp süiti tam bu aşamada devreye girerek yaklaşan tehdidi algılıyor, analiz ediyor ve uygun karşı tedbirleri otomatik olarak uyguluyor. Böylece uçaktaki AESA radar çevredeki hedefleri tespit ederken, elektronik harp sistemi ise platformun kimler tarafından takip edildiğini ve üzerinde bir füze baskısı bulunup bulunmadığını kontrol ediyor. Bu iki teknoloji, birbirinin alternatifi olmak yerine savunma kabiliyetini tamamlayan iki ana unsur olarak görev yapıyor.
Yürütülen projelerde kritik bileşenlerin işlevsel kalifikasyon süreçleri tamamlanarak sistemlerin platformlara entegrasyonu aşamasına geçildi. Sistemlerin savaş uçaklarına ve KIZILELMA gibi insansız platformlara başarıyla aktarıldığı bilinirken, güvenlik gereği kaç adet araçta aktif olarak kullanıldığına dair detaylar paylaşılmıyor.
İlgili haber: TEKNOFEST Şanlıurfa'ya Geldi, Kentte Turizm ve Ticaret Patlaması Yaşandı
Elektronik harp disiplini; karşı tarafın sistemlerini inceleyen elektronik destek, bu sistemleri etkisiz hale getiren elektronik taarruz ve platformun hayatta kalmasını sağlayan elektronik koruma süitleri olmak üzere üç temel alandan oluşuyor. Türk savunma sanayii de yalnızca daha güçlü motor veya füze geliştirmeye odaklanmayıp, hava araçlarının maruz kalabileceği her türlü elektronik tehdidi milli imkanlarla bertaraf edecek çözümleri sahaya sunmaya devam ediyor.










Yorum Yap