Son Dakika

04.10Sumbas (Osmaniye)'de 5.2 büyüklüğünde deprem24.09Karaköprü (Şanlıurfa)'da 5.4 büyüklüğünde deprem23.09Yeniden Refah’ın Fedakâr Neferi Ahmet Sivritepe’den Örnek Seferberlik: Hasta Yatağında Kargocuyu, Trafikte Sürücüyü Üye Yaptı!21.09Saimbeyli (Adana)'da 5.0 büyüklüğünde deprem11:24İran Devrim Muhafızları: "Hürmüz’de izinsiz rotalardan geçen 4 petrol tankeri alev aldı"11:24İstiklal Caddesi’nde polis armalı kıyafetle dans eden kadın yakalandı11:24Hakkâri AFAD’tan CİSAD ekibine arama kurtarma akreditasyon eğitimi11:24Karapınar’da evde çıkan yangın korkuttu11:24Antalya’da Kültür Yolu heyecanı başladı: Bakan Ersoy 440’tan fazla etkinliğin açılışını yaptı11:24Cinayet şüphelisi yurt dışına kaçmaya hazırlanırken yakalandı11:07GKV’li Berat’a Avrupa ve Amerika’dan peş peşe teklif yağıyor11:07Eski erkek arkadaşı tarafından başından vurulan genç kız hayatını kaybetti11:07Dünya Yenihayat, Gençlik Olimpiyat Oyunları’nda Türkiye için yarışacak19.10Sarp Katran Zirvesi'nde Mahsur Kalan İki Dağcı 14 Saatlik Operasyonla Kurtarıldı
Kültür-Sanat

Emekliliğinin ardından ağaç köklerinden 750 eser yaptı

Genel Yayın Yönetmeni31 Ekim 2026 10:03Ajans: IHA ABONE HABER0 görüntülenme5 dk okuma

Ankara’da yaşayan emekli öğretmen bir ağacı dinozora benzetmesiyle başladığı kök sanatında, doğanın çöpe attıklarını sanat eserine dönüştürerek yaklaşık 750 eser yaptığını belirtti. Ankara’da yaşamını sürdüren Rıza Kara, 2006’da öğretmenlikten emekli olduktan sonra bir öğretmenin her zaman örnek olması gerektiğini düşünerek kök sanatına başladı. Kara, bahçesindeki ağacı dinozora benzetmesiyle başladığı sanatta yaptığı 750 eserle yurt dışı ve yurt içinde sergiler düzenledi. Yurt dışında kalmasını

Emekliliğinin ardından ağaç köklerinden 750 eser yaptı

Ankara’da yaşayan emekli öğretmen bir ağacı dinozora benzetmesiyle başladığı kök sanatında, doğanın çöpe attıklarını sanat eserine dönüştürerek yaklaşık 750 eser yaptığını belirtti. Ankara’da yaşamını sürdüren Rıza Kara, 2006’da öğretmenlikten emekli olduktan sonra bir öğretmenin her zaman örnek olması gerektiğini düşünerek kök sanatına başladı. Kara, bahçesindeki ağacı dinozora benzetmesiyle başladığı sanatta yaptığı 750 eserle yurt dışı ve yurt içinde sergiler düzenledi. Yurt dışında kalmasını ve orada eserlerine devam etmesi teklifine rağmen kendi ülkesini seçen Kara, "Yurt dışını değil ülkemizi tercih etmeyi uygun buldum. Çünkü benim yaptığım eser Türkiye’de kalsın. Gençler görsün, onlar da yapsın" dedi. "Doğanın zenginliğini hissettim" Öğretmenlikten emekli olduktan sonra bahçedeki bir ağacı dinozora benzetmesiyle kök sanatına başlayan Kara, "Emekli öğretmenim ve 2006 yılında emekli oldum. El sanatlarıyla uğraşmaya başladım. Doğanın zenginliğini hissettim. Önce bahçede bir ağaç vardı, onu da bir dinozora benzettim. Daha sonra insanların ilgisini çeker diye arayış içine girdim. Aradım, bulduğum bütün bahçelerden eserler yapmaya devam ettim. Bu da bir hastalık haline dönüştü. Çünkü artık ona alışan da bırakamıyor" diye konuştu. "Doğanın çöpe attıklarını sanat eserine dönüştürüyorum" Her ağaç türünden eser yaptığını ama genelde ardıç ve çam ağacından yararlandığını belirten Kara, "Bir eser yapmadan duramıyorum. Mutlaka bitirmem lazım. Ne kadar yorgun olursam olayım, eser yapmaya devam ediyorum. Hangi ağaç türü olursa olsun yaparım ama genelde ardıç ve çam ağacından yararlanıyorum. Doğada görebildiğim, bir şeye benzetebildiğim malzemeleri topluyorum, getiriyorum. Ondan sonra işliyorum. Tabii bu da çok zaman alıyor. Doğanın çöpe attıklarını sanat eserine dönüştürüyorum. Çünkü doğamız oldukça da zengin. Bunları değerlendirmek gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Gençler bir şeyler yapmalı düşüncesiyle yola çıktık" 2006 yılında emekli olduktan sonra boş vaktini kök sanatıyla ilgilenerek doldurduğunu aktaran Kara, genelde kuş figürleri üzerine çalıştığını belirterek, "İnsanların boş olmaması gerekir dedim. Mutlaka bir şeyler üretmeli, yapmalı. Bir öğretmen olarak topluma örnek olmalı. Gençler bir şeyler yapmalı düşüncesiyle yola çıktık. Ve ilk sergimi de bizim Gümüşhane Şiran’da açtım. O zaman böyle bir çalışmalar da yoktu. Ve büyük bir ilgi gördü. Genelde kuş figürleri ama ondan sonra sehpa ve büyük hayvan figürleri yaptım. Mesela 1-2 metre boyunda geyik var bende onu da yaptım" açıklamasında bulundu. "Doğanın bütün güzelliklerini ortaya çıkarmaya çalışıyorum" Yurt dışında olan sergisinde oradakilerin burada kal eserler yap demesi üzerine kendi ülkesini seçen Kara, "Yaklaşık 750 eserim oldu. Yurt dışını değil ülkemizi tercih etmeyi uygun buldum. Çünkü benim yaptığım eser Türkiye’de kalsın. Gençler görsün, onlar da yapsın. Hedefim benim buydu. Ve oradan çıkıp geldim. Doğanın bütün güzelliklerini ortaya çıkarmaya çalışıyorum. Ama daha güzel şeyler ortaya çıkabilmesi için çalışana, üretene devletin katkıda bulunması gerekir. Hedeflerim biraz daha eser çoğaltmak. Bir müze oluşturmak ve kapılarını halka açmak" ifadelerine yer verdi. "Doğal güzelliğini bozmak istemiyorum" Eserleri basit araçlarla şekillendirdiği ve bazı ağaçların doğal güzelliğini bozmamak için cam cilası kullanmadığını aktaran Kara, şöyle konuştu: "Eserleri temizleyip düzenledikten sonra çok basit el araçları kullanıyorum. Keser, törpü, testere gibi, zımpara. Bunları düzenledikten sonra bir şeye benzeyince üzerinde iyice zımparayla temizleyip ağaçtır sonuçta, bir berrak yani cam cilası atarak güzelleştiriyorum. Ama bazı şeyler var ki çıra ağacından yapılmıştır. Cam cilası istemiyorum. Onun da doğal güzelliğini bozmak istemiyorum." "Bütün yorgunluğumu sanatla aldım" Sanatın insanları kaynaştırdığını ve bağ kurmayı sağladığına dikkati çeken Kara, "Çocuklar, gençler; onlara sesleniyorum dinlenirsiniz, sisteminiz düzelir. Rahatlarsanız sağlık sorununuz da kalmaz. Ben baypas ameliyatı geçirdim. Bütün yorgunluğumu sanatla aldım. Bütün sıkıntılarımı bununla attım. Sanatın bana kazandırdığı bir önemli nokta şu: Çok çevrem yoktu. Kardeşlik duygusu pekişiyor. Arkadaşlık, dostluk bağları güçleniyor. Sanat insanları kaynaştıran bir duygu. Her kesimden, hangi ilden kim olursa olsun sıcak bir bağ kurmayı sağlıyor. Doğada hiçbir şey değersiz değildir" şeklinde konuştu.

Kaynak: IHA ABONE HABER

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

... + ... = ?

İlgili Haberler

Antalya’da Kültür Yolu heyecanı başladı: Bakan Ersoy 440’tan fazla etkinliğin açılışını yaptı
Kültür-Sanat7 dk okuma

Antalya’da Kültür Yolu heyecanı başladı: Bakan Ersoy 440’tan fazla etkinliğin açılışını yaptı

Türkiye turizminin göz bebeği Antalya, 9 gün boyunca konserlerden sergilere, opera ve baleden geleneksel sanatlara uzanan geniş bir programla Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapacak. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Kültür Yolu Festivali’nin açılışını gerçekleştirerek 9 gün boyunca 40’tan fazla mekânda 440’tan fazla etkinliğin düzenleneceğini açıkladı. Festivalin yanı sıra Antalya’ya yönelik kültür ve turizm yatırımlarını da değerlendiren Bakan Ersoy, COP31’in ard

Genel Yayın Yönetmeni
031 Ekim 2026 11:24
Anadolu Selçuklu Devletinin Turhasan Bey’e yaptırdığı 8 asırlık türbe
Kültür-Sanat2 dk okuma

Anadolu Selçuklu Devletinin Turhasan Bey’e yaptırdığı 8 asırlık türbe

Müslüman Türklerin Haçlılarla yaptığı savaşta şehit düşen Turhasan Bey’e ithafen Anadolu Selçuklu Devleti tarafından 8 asır önce yaptırılan Turhasan Türbesi, asırlardır ziyaretçilerini ağırlıyor. Aksaray’ın Gülağaç ilçesine bağlı Gülpınar beldesi sınırlarında bulunan ve 8 asır önce Anadolu Selçuklu Devleti tarafından Turhasan Bey’e ithafen yaptırılan Turhasan Türbesi asırlardır ziyaretçilerini ağırlıyor. Türbe hakkında bilgiler veren Tarihçi Yazar Dr. Mustafa Fırat Gül, "Aksaray’ın Gülağaç ilçes

Genel Yayın Yönetmeni
031 Ekim 2026 11:24
Edebiyatın izleri ‘Şair ve Yazarlar Evi Müzesi’nde yaşatılıyor: 90’lara damga vuran şiir kaseti
Kültür-Sanat2 dk okuma

Edebiyatın izleri ‘Şair ve Yazarlar Evi Müzesi’nde yaşatılıyor: 90’lara damga vuran şiir kaseti

Ankara’da ‘Şair ve Yazarlar Evi Müzesi’, Türk edebiyatının önemli isimlerine ait kitap, fotoğraf ve kişisel eşyalarıyla ziyaretçilerini ağırlıyor. Altındağ ilçesinin Hamamarkası bölgesinde bulunan ‘Şair ve Yazarlar Evi Müzesi’, Türk edebiyatının önemli isimlerine ait eserleri, fotoğrafları ve kişisel eşyalarıyla edebiyatseverleri geçmişe götürüyor. Müzenin 2017 yılında hizmete girdiğini belirten Müze sorumlusu Nurgül Aktaş, Müze’ye ziyaretçilerin ilgisinin yoğun olduğunu dile getirdi. Müzenin in

Genel Yayın Yönetmeni
031 Ekim 2026 11:07
5. Uluslararası Tarsus Festivali için geri sayım başladı
Kültür-Sanat2 dk okuma

5. Uluslararası Tarsus Festivali için geri sayım başladı

Mersin’de 6-7-8 Kasım tarihlerinde düzenlenecek 5. Uluslararası Tarsus Festivali için geri sayım başladı. Vatandaşları festivale davet eden Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Gülşah Yıldırım Genç, "Bu yıl ‘Tarihin İzinde, Efsaneler İçinde’ mottosuyla 6-7-8 Kasım’da düzenleyeceğimiz 5. Uluslararası Tarsus Festivali’nde tüm kente yayılan etkinliklerle dolu dolu 3 gün geçireceğiz" dedi. Binlerce yıllık köklü tarihi, farklı medeniyetlerin izlerini günümüze taşıyan kültürel mirası ve zengin gas

Genel Yayın Yönetmeni
031 Ekim 2026 10:51

Bunlari da Okuyun