Cengiz Zor'dan Gündüz Kuşağı Programlarına Tepki: 'Hak Arama Yeri Ekranlar Değildir'
Yeniden Refah Partisi Aile ve Sosyal İşler Başkanı Cengiz Zor, gündüz kuşağı programlarını 'ifsat yayınları' olarak tanımlayarak yayından kaldırılmalarını istedi. Zor, aile mahremiyetinin reyting malzemesi yapılmasının toplumsal yapıyı bozduğunu vurguladı.

Yeniden Refah Partisi Yardımcısı ve Aile ve Sosyal İşler Başkanı Cengiz Zor, kamuoyunda tartışma yaratan gündüz kuşağı programlarına sert tepki gösterdi. Bu yayınları “ifsat yayınları” olarak nitelendiren Zor, adaletin ve hak arayışının televizyon ekranlarında değil, ilgili resmi makamlarda yapılması gerektiğini belirterek, özel hayatın ifşa edildiği bu programların derhal sonlandırılması çağrısında bulundu.
Türkiye'nin ancak güçlü bir aile yapısıyla yükselebileceğini ve partilerinin “Önce Ahlak ve Maneviyat” ilkesiyle hareket ettiğini ifade eden Cengiz Zor, konuyla ilgili açıklamalarda bulundu.
İlgili haber: Bakan Yaşar Güler, Hırvatistan Parlamento Başkanı Jandrokovi'yi Ağırladı
Ailenin, neslin, ahlakın ve huzurun korunduğu en kutsal kurum olduğunu belirten Zor, "Aile; neslin, ahlakın ve huzurun korunduğu en mukaddes müessesedir. Bizim anlayışımızda analık ve babalık makamı temel değerimizdir. Aile kurumu, toplumsal çözülmeye karşı elimizdeki en güçlü kalkandır. Güçlü ve adil bir Türkiye’nin temeli de ancak bu yapının korunmasıyla atılabilir." ifadelerini kullandı.
Mağdur insanların sesini duyurmasına karşı olmadıklarını, aksine adaletin sağlanmasını ve devlet kurumlarından destek alınmasını savunduklarını dile getiren Zor, sorunların çözüm yöntemini şu sözlerle açıkladı: "Ancak insanların acılarının, aile içi sorunlarının ve mahremiyetlerinin milyonların önünde kurgu ve senaryo ile reyting malzemesi hâline getirilmesini asla kabul etmiyoruz. Bir insanın hakkını araması için ailesinin sırlarını ekranlarda anlatmak zorunda bırakıldığı bir sistem doğru olamaz. Bu tür sorunlar; televizyon stüdyolarında değil, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, aile danışmanları, hukukçular, kolluk kuvvetleri ve adli makamların koordinasyonuyla çözülmelidir. Mağdurların sesi duyulmalı fakat onurlarından ödün vermeleri beklenmemelidir. Bu yüzden önerimiz, bu televizyon programlarının derhal yayından kaldırılmasıdır."
Söz konusu yayınları "ifsat programları" olarak tanımlamasının nedenini açıklayan Cengiz Zor, ifsat kelimesinin bozmak, yozlaştırmak ve toplumsal değerleri tahrip etmek anlamına geldiğini hatırlattı. Bazı programlarda sadakatsizliğin ve özel hayatın reyting uğruna tartışılmasının ciddi bir toplumsal sorun olduğunu belirten Zor, "İnsanların birbirlerine yönelik ağır ithamlarının canlı yayında sergilenmesi ve özel hayatın bir ‘eğlence’ unsuruna dönüştürülmesi mahremiyeti, güveni ve aile bağlarını zedelemektedir. Televizyon yalnızca vakit geçirilen basit bir araç değildir; toplumsal davranışları ve gelecek nesilleri etkileyen güçlü bir iletişim aracıdır. Yanlış kullanıldığında atom bombasından bin kat daha tehlikelidir." dedi.
Bu yayın politikalarının aile yapısını tehdit ettiğini savunan Zor, eşler arasındaki sorunların sansasyonel bir dille sunulmasının çocuklar ve gençler üzerinde yıkıcı etkiler yarattığını, evlilik ve sadakat gibi kavramların değersizleştiğini belirtti. Aile içi sorunların uzman desteği yerine suçlama arenasına dönüştürülmesinin toplumsal yapıyı bozduğunu ekledi.
İlgili haber: Motosikletini Gasp Edip Öldürdükleri Kişinin Katillerine Ağır Cezalar
Yetkililere ve kamuoyuna çağrıda bulunan Cengiz Zor, ailenin reyting uğruna tüketilecek bir araç olmadığını vurgulayarak, "Aile ve Sosyal İşler Başkanlığı olarak çağrımız son derece nettir: Gündüz kuşağı yayıncılığı; insan onurunu, çocukların üstün yararını, aile mahremiyetini ve toplumsal ahlakı esas alan bir anlayışla acilen yeniden düzenlenmelidir. Her zaman söylediğimiz gibi; aileyi yaşat ki devlet yaşasın!" şeklinde konuştu.











Yorum Yap