Beylikdüzü Belediyesindeki Şüpheli Ölümün Ardından Yıllar Sonra Gelen İtiraf ve Suçlamalar

Beylikdüzü Belediyesi'nde yaşanan bir usulsüzlük soruşturması sırasında gördüğü baskı sonucu hayatına son veren Yaşar Uçar'ın eşi Arzu Uçar, adalet mücadelesini anlattı. 7 buçuk yıldır iddianamenin çıkmasını beklediğini belirten acılı eş, delillerin karartıldığını ve kendisine verilen dairenin tapusunun devredilmediğini ifade etti.
YSK üyelerine hakaret iddiasıyla açılan davanın yanı sıra çeşitli suçlamalarla yargılanan eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde yaşanan şüpheli bir ölümle ilgili yıllar sonra dikkat çeken açıklamalar geldi. Belediyede 23 yıllık personel olan Yaşar Uçar'ın eşi Arzu Uçar, 7 buçuk yıldır hukuk mücadelesi verdiğini belirterek, "Bugün işledikleri günahlar nedeniyle cezaevinde olanların eşleri veya anneleri 1 yıldır yakınlarının cezaevinde olduğundan dem vuruyor. Benim eşimin hayatına mal olmuşlar, ben 7 buçuk yıldır adaletin tecellisi için bekliyorum." dedi.
Belediyede 3 Ocak 2019'da bir yapı kooperatifinin ödemesinin sistemde iptal edilmiş görünmesiyle başlayan soruşturmada veznedar Yaşar Uçar hedef alınmıştı. Olay günü yaşananları anlatan Arzu Uçar, "O gün belediyede sendika seçimi vardı. Eşim sabah oy kullanmaya gidip 30-40 dakikada döndü. Tahsilatı yapan diğer veznedar Taner Yaman ise saatlerce gelmedi. O gün bankaya parayı da Taner götürdü. Eşimin hiçbir şeyden haberi yoktu. Ancak müdürü Gülnur Erdem, eşimi çağırıp 'Kamerada sen görünüyorsun.' diyerek suçladı. Taner Yaman tahsilatı kendisinin yaptığını kabul etmesine rağmen bütün baskı eşime yöneltildi. '15-18 yılla yargılanırsın, emekliliğin yanar, hapse girersin.' diyerek haftalarca mobbing uyguladılar." ifadelerini kullandı.
İlgili haber: Şanlıurfa TEKNOFEST Güneydoğu İçin Geri Sayımda
Eşinin borçları olan ve inançlı bir insan olduğunu belirten Uçar, mobbingin asıl amacının yerel seçimler öncesinde olayın üzerini örtmek olduğunu öne sürerek şunları söyledi: "O dönem Başkan Yardımcısı olan Emel Turan, Teftiş Kurulu Müdürü Nizamettin Bayraktar ve Bilgi İşlem Müdürü Naim Demirci eşimi ablukaya aldılar. Mart 2019'da yerel seçimler vardı. Eğer olay savcılığa tam yansırsa ve bilgisayarlar, hard diskler incelenirse altından başka usulsüzlüklerin çıkacağından korkuyorlardı. Eşime 'Suçu kabul et.' baskısı yaptılar ki dosya savcılıktan çekilsin. Eşim bu kumpasa, bu lekeye dayanamadı ve intihar etti."
Soruşturma sürecinde delillerin karartıldığını savunan Arzu Uçar, eşinin bilgisayarının hard diskine elektrik verilerek zarar verildiğini, diğer veznedarın bilgisayarının ise sıfırlandığını iddia etti. Adliyede incelediği dosyada eşine ait olmayan Beylikdüzü Belediyesi'ne ait bir telefon numarasının yer aldığını fark ettiğini belirten Uçar, eşinin dondurulan emeklilik başvurusunun ise tam cenaze kalkacağı gün işleme konduğunu kaydetti.
İlgili haber: Özel, Mansur Yavaş’ı aday yapar mı?
İntiharın ardından Ekrem İmamoğlu'nun evlerini ziyaret ettiğini belirten Arzu Uçar, kendilerine vaat edilen dairenin tapusunun yıllardır verilmediğini ifade ederek, "Eşim evimizin yangın merdiveninde intihar ettiği için çocuklarım o evde duramıyordu. Ekrem İmamoğlu eve geldi, ses kaydı da elimde. Aile dostumuz, 'Çocuklar mağdur, bir daire verin.' deyince İmamoğlu, 'O iş kolay.' dedi. Sonra bizi Westside 2 sitesinde bir daireye yerleştirdiler. 'İş adamları aralarında toplamış gibi gösterilecek.' denildi. 2019'da taşındık ama 7,5 yıldır tapuyu vermiyorlar. Meclis kararlarında önce konut yazdılar, 4 gün sonra kararı 500 bin TL'ye çevirdiler. Şu an oturduğum daire tapuda 4 müteahhidin üzerinde görünüyor. Müteahhitler, 'Bu daire belediyenindir.' diyor ama belediye tapuyu devretmiyor." şeklinde konuştu.










Yorum Yap