Aynur Kanbur Cinayeti Davasında İlk Duruşma: Tutukluluk Hallerine Devam

2016 yılında İstanbul Şişli'de öldürülen 'Mezdeke' dans grubu üyesi Aynur Kanbur'un cinayet davası görülmeye başlandı. Mahkeme, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verirken, sanıklardan Bülent Gündüz cinayeti itiraf etti.
İstanbul Şişli'de 10 yıl önce evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden 'Mezdeke' dans grubu üyesi Aynur Kanbur'un öldürülmesine ilişkin davanın ilk duruşması, İstanbul Adalet Sarayı 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleştirildi. Davada sanıklar Bülent Gündüz, Fazlı Kar, Serdar Kar ve Yüksel Kar hakkında 'tasarlayarak öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenirken; Bülent Gündüz için ek olarak 'ruhsatsız silah bulundurma' suçundan 2 ile 4 yıl arasında hapis cezası talep edildi.
İlk duruşmaya tutuklu sanıklar Bülent Gündüz, Fazlı Kar, Serdar Kar, müşteki Dilek Yıkmış ve avukatlar katılırken, sanıklardan Yüksel Kar firari olduğu için yer almadı. Duruşma sonrası maktulün ailesi ile karşı tarafın avukatları arasında yaşanan gerginlik, yakınlarının müdahalesiyle yatıştırıldı.
İlgili haber: İstanbul'da Sel Felaketi: Sahil Güvenlik 759 Kişiyi Kurtardı
Savunmasında cinayeti itiraf eden sanık Bülent Gündüz, "Kambur ailesi saygın bir aileydi, Aynur Kambur’a neden böyle yapıyorsun diye hesap sormaya çalıştım, bana tepki gösterdi. Onu takip edip evini öğrenmiştim. Sonra o gün işe giderken aklıma geldi, gidip konuşmak istedim. Evine gittim balkonda olduğunu gördüm. Zile bastım ‘kim o’ dedi ‘paketiniz var’ dedim kapıyı açtı içeri geçtim, beni gördü tekrar konuşmak istedim. ‘Mesleğini bıraktığını söylüyorsun ama bu işi yaptığını biliyor herkes, gizli gizli oralara gidiyorsun biliyorum’ dedim. O da bana tepki gösterdi, bana küfür ve hakaret edince belimdeki silahı çekip ateş ettim. Olay böyle oldu. Kimse beni azmettirmedi. Aynur ile daha önce bir kere sahilde karşılaşmıştım. O zamanda konuşmak için gitmiştim. Mesleğini bıraktığını söylemişti ama o işi yaptığı biliniyordu" ifadelerini kullandı.
Suçlamaları reddeden sanık Serdar Kar, olayla hiçbir ilgisinin olmadığını belirterek, "Neden burada olduğumu anlamadım. Bir süreç yaşıyoruz ancak bu süreci neden yaşadığımızı anlamış değiliz. Aynur Kanbur’u yalnızca annemin uzaktan akrabası olması sebebiyle biliyorum. Benimle ve kardeşlerimle ilgili en ufak bir konu yokken maktulün kardeşi Bülent Bey’in azmettiricilerinin Yüksel ve Fazlı olduğunu söyledi ve bu şekilde dosyada yer aldık. Böyle bir olayın içerisinde olmam kesinlikle söz konusu değil" şeklinde konuştu. HTS kayıtlarındaki telefon kapalılığına dair açıklama yapan Kar, bölgedeki baz istasyonunun kaldırılmış olabileceğini ve 10 yıl önceki bir detayın sorgulanmasının garip olduğunu savundu. Bülent Gündüz ile olan mesajlaşmalarını ise dindar bir insan olduğu için Cuma günleri gönderdiği genel mesajlar olarak tanımladı. Miras konusuna da değinen Kar, arazilerin çoktan satıldığını ve kalan küçük kısmın paylaşımının yapıldığını, maktul veya kardeşiyle hiç görüşmediğini iddia etti.
Sanık Fazlı Kar da suçlamaları kabul etmeyerek, "Üzerime atılı suçların hiçbirini kabul etmiyorum. Olayla ilgili hiçbir bağlantım yoktur. Aynur’la mirasla ilgili hiçbir çekişmemiz yok. Bülent, teyzemin oğlu olur. Onu bu cinayet konusunda azmettirmem söz konusu değil. Yaşlarımız yakın olduğu için telefonla görüşürdük" dedi. Olay günü nerede olduğunu hatırlamadığını belirten Kar, Aynur Kanbur'u hayatı boyunca hiç görmediğini ve hiçbir iletişiminin olmadığını öne sürdü.
İlgili haber: Zihinsel Engelli İşçiye İşkence Davasında Sanıkların İmza Yükümlülüğü Kaldırıldı
Mahkeme heyeti, duruşma sonunda tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti.











Yorum Yap