Son Dakika

02.11Datça (Muğla)'da 5.1 büyüklüğünde deprem04.10Sumbas (Osmaniye)'de 5.2 büyüklüğünde deprem24.09Karaköprü (Şanlıurfa)'da 5.4 büyüklüğünde deprem23.09Yeniden Refah’ın Fedakâr Neferi Ahmet Sivritepe’den Örnek Seferberlik: Hasta Yatağında Kargocuyu, Trafikte Sürücüyü Üye Yaptı!21.09Saimbeyli (Adana)'da 5.0 büyüklüğünde deprem01:13Salördek Bölgesi Ekoturizm Alanı Olarak Koruma Altına Alınıyor01:13Bingöl'de Okul Güvenliği İçin Emniyet ve Milli Eğitim'den Ortak Denetim01:13Como'dan Fransa'da Tarihi Fark00:08ABD Ara Seçimlerinde Demokratlar Güç Kazandı00:08Batman Merkezli Dev Bahis Operasyonu: 3,9 Milyar TL'lik Trafik Ortaya Çıkarıldı04.11Muratlı'da Yaban Tilki Mahalle Sakinlerini Şaşırttı04.11Bakan Bolat'tan Sınır Kapıları, Kadın Kooperatifleri ve Tarımsal Destek Açıklamaları04.11Fatih Erbakan'dan Necmettin Erbakan'ın merhametine vurgu04.11Kalp Ritim Bozukluğu Demans ve Unutkanlığa Yol Açabiliyor04.11Divan Edebiyatının Ustası Bâkî, Doğumunun 500. Yılında Kars'ta Anıldı
Sağlık

Aynı diyet herkeste aynı sonucu vermiyor

Genel Yayın Yönetmeni30 Ekim 2026 02:36Ajans: IHA ABONE HABER0 görüntülenme5 dk okuma

Kilo vermek ya da almak için yakın çevresindeki bireylerin diyet listeleriyle işe başlayanlar genellikle hüsrana uğrayabiliyor. Bunun nedenleri hakkında bilgi veren Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen (Dyt.) Mısra Aydın, kilo kontrolünün sadece alınan kalori miktarıyla sınırlı olmadığını söyledi. Dyt. Mısra Aydın, "Vücudumuz yalnızca aldığımız kalorileri hesaplayan bir makine değildir; yediğimiz besinlerin içeriği, sindirilme şekli, bağırsak sağlığımız, kas kütlemiz, h

Aynı diyet herkeste aynı sonucu vermiyor

Kilo vermek ya da almak için yakın çevresindeki bireylerin diyet listeleriyle işe başlayanlar genellikle hüsrana uğrayabiliyor. Bunun nedenleri hakkında bilgi veren Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen (Dyt.) Mısra Aydın, kilo kontrolünün sadece alınan kalori miktarıyla sınırlı olmadığını söyledi. Dyt. Mısra Aydın, "Vücudumuz yalnızca aldığımız kalorileri hesaplayan bir makine değildir; yediğimiz besinlerin içeriği, sindirilme şekli, bağırsak sağlığımız, kas kütlemiz, hormonal durumumuz ve günlük yaşam alışkanlıklarımız kilo kontrolünde birlikte rol oynar" açıklamasını kaydetti. Günlük yaşamda sıklıkla karşılaşılan ‘Ben arkadaşımla aynı şeyleri yiyorum ama o kilo almıyor, ben alıyorum’ düşüncesi, beslenme ve metabolizma ilişkisine dair önemli bir gerçeği gözler önüne seriyor. Benzer ortamlarda yaşayan, benzer porsiyonlarla beslenen bireylerde dahi kilo değişimlerinin farklılık göstermesi, sürecin sadece basit bir matematiksel denklem olmadığını gösteriyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Mısra Aydın, "Aynı evde yaşayan, benzer miktarlarda beslenen kişilerin bile kilo değişimlerinin birbirinden çok farklı olduğunu görüyoruz. Peki, gerçekten aynı miktarda yemek yiyen iki kişi neden farklı kilo alabiliyor? Bunun nedeni yalnızca metabolizma hızı mı, yoksa vücudumuzun besinleri değerlendirme biçimi de bu süreçte etkili mi? Vücut, yalnızca alınan kalorileri hesaplayan bir makine değildir. Tüketilen besinlerin içeriği, sindirilme şekli, bağırsak sağlığı, kas kütlesi, hormonal durum ve günlük yaşam alışkanlıkları kilo kontrolünde birlikte rol oynar. Beslenmede genellikle ne kadar kalori alındığına odaklanılıyor ancak tüketilen her besinin vücutta aynı şekilde sindirilip emildiğini düşünmek doğru değil" ifadelerini kullandı. Aynı kalori her bünyede aynı enerjiyi oluşturmuyor Besinlerin fiziksel yapısının ve işlenme biçiminin enerji kullanımını doğrudan etkilediğini belirten Dyt. Mısra Aydın, "Lif bakımından zengin ve doğal yapısı büyük ölçüde korunmuş bir besin ile yoğun şekilde işlenmiş bir besinin sindirim süreçleri farklı olabilir. Besinlerin öğütülmesi, pişirilmesi, lif içeriği ve fiziksel yapısı, sindirim enzimlerinin besinlere ulaşmasını ve enerjinin kullanılabilir hale gelmesini etkileyebilir. Bununla birlikte iki kişinin aynı miktarda kalori tüketmesi, aynı miktarda enerji harcadıkları anlamına da gelmez. Kas kütlesi, fiziksel aktivite, yaş, genetik özellikler ve hormonal farklılıklar günlük enerji ihtiyacını değiştirebilir. Bu nedenle her zaman yalnızca kalori miktarına değil, beslenmenin bütününe odaklanmak gerekir" dedi. Bağırsak mikrobiyotası kritik rol oynuyor Sindirim sisteminde bulunan mikroorganizmaların besinlerden elde edilen enerji üzerinde etkili olduğunu ifade eden Dyt. Mısra Aydın, sözlerine şöyle devam etti: "Bağırsaklarda trilyonlarca mikroorganizma yaşıyor. Bağırsak bakterileri, özellikle kendi sindirim enzimleriyle parçalanamayan bazı liflerin fermente edilmesinde görev alıyor. Bu süreçte ortaya çıkan kısa zincirli yağ asitleri hem bağırsak sağlığına katkıda bulunabiliyor hem de vücut tarafından enerji kaynağı olarak kullanılabiliyor. Ancak bağırsak bakterileri tek başına kilo aldıran ya da kilo verdiren bir mekanizma değildir. Sebzeler, meyveler, kuru baklagiller, tam tahıllar ve yağlı tohumlar bağırsak sağlığını destekleyen önemli lif kaynaklarıdır. Bazı lif türleri mide boşalmasını yavaşlatabilir, karbonhidratların emilim hızını etkileyebilir ve kan şekeri kontrolünü destekleyebilir. Örneğin, meyvenin kendisini tüketmek ile yalnızca suyunu içmek aynı etkiyi oluşturmayabilir. Meyvenin doğal yapısında bulunan lif, çiğneme süresi ve sindirim süreci açısından önemli avantajlar sağlar." Sağlıklı kilo kontrolünde tek bir doğru yok Beslenme programlarının kişiye özel olarak planlanması gerektiğinin altını çizen Dyt. Mısra Aydın, şöyle konuştu: "Bir kişide başarılı olan beslenme programının başka bir kişide aynı sonucu vermemesinin birçok nedeni olabilir. Genetik özellikler, kas kütlesi, fiziksel aktivite, uyku düzeni ve toplam enerji dengesi en az mikrobiyota kadar önemlidir. Bağırsak sağlığını desteklemek için her zaman pahalı takviyelere, özel ürünlere veya popüler diyetlere ihtiyaç yoktur. Çoğu zaman mutfağınızda bulunan sebzeler, meyveler, yoğurt, kuru baklagiller ve tam tahıllar dengeli beslenmenin temelini oluşturur. Unutulmamalı, sağlıklı beslenme yalnızca daha az yemek ya da sürekli kalori hesaplamak değildir. Önemli olan vücudun ihtiyaçlarını tanımak, besin kalitesini artırmak ve sürdürülebilir alışkanlıklar kazanmaktır. Sağlıklı kilo kontrolünün temelinde diyetler değil, bilimsel temellere dayanan ve kişinin yaşamına uyum sağlayan beslenme alışkanlıkları vardır."

Kaynak: IHA ABONE HABER

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap

... + ... = ?

İlgili Haberler

Kalp Ritim Bozukluğu Demans ve Unutkanlığa Yol Açabiliyor
Sağlık1 dk okuma

Kalp Ritim Bozukluğu Demans ve Unutkanlığa Yol Açabiliyor

Atriyal fibrilasyon olarak bilinen kalp ritim bozukluklarının, sadece felç ve kalp krizi riskini artırmakla kalmayıp beyne zarar vererek demansa neden olabileceği belirlendi. Uzmanlar, düzensiz nabzın beyindeki mikro damarları tahrip ederek hafıza kaybına yol açabileceği konusunda uyarıyor.

Genel Yayın Yönetmeni
04 Kasım 2026 17:58
Van'da Kalp Rahatsızlığı Olan Bebek Uçak Ambulansla Konya'ya Sevk Edildi
Sağlık1 dk okuma

Van'da Kalp Rahatsızlığı Olan Bebek Uçak Ambulansla Konya'ya Sevk Edildi

Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gören 80 günlük M.Ö. bebek, ileri seviye cerrahi müdahale ihtiyacı nedeniyle Konya Şehir Hastanesine sevk edildi. Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda organize edilen uçak ambulans ile nakledilen bebeğin tedavisi Konya'da devam edecek.

Genel Yayın Yönetmeni
04 Kasım 2026 17:41
Karaciğer Nakliyle Hayata Dönüş: Hastalardan Organ Bağışı Çağrısı
Sağlık3 dk okuma

Karaciğer Nakliyle Hayata Dönüş: Hastalardan Organ Bağışı Çağrısı

Samsun'da kadavradan karaciğer nakli olan iki hasta, yaşadıkları zorlu süreçlerin ardından sağlığına kavuşmanın mutluluğunu paylaştı. Hastalar, organ bağışının hayat kurtarıcı önemine dikkat çekerek vatandaşlara bağış çağrısında bulundu.

Genel Yayın Yönetmeni
04 Kasım 2026 16:13
Denizli'de Lösemi Farkındalığı İçin Sanat ve Bilim Buluşması
Sağlık2 dk okuma

Denizli'de Lösemi Farkındalığı İçin Sanat ve Bilim Buluşması

Denizli Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi ve Denizli Tabip Odası, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında "Lösemi Bir Tanıdır, Gelecek Değil" programını düzenledi. Etkinlikte lösemi hastalığına dair bilimsel sunumlar yapılırken, hastalıkla mücadele edenlerin deneyimleri ve bir resim sergisi katılımcılarla paylaşıldı.

Genel Yayın Yönetmeni
04 Kasım 2026 15:48

Bunlari da Okuyun